Halk Arasında Hemoroit Tedavisinde Kullanılan Bitkiler
Günümüzde gerek kırsal kesimde gerekse şehirlerde, hastalıkların
tedavisinde ve hastalıklardan korunmak için diğer tedavi seçeneklerinin
yanı sıra bitkiler ve bitkisel ilaçlardan yararlanılmaktadır. Tıbbi bitkiler
ile tedavi bir kültür ve gelenek varlığına dayanır. Bu nedenle halk ilacı
olarak kullanılan bitkiler üzerindeki araştırmalar önem kazanmaktadır.
Günümüze kadar yapılan folklorik çalışmalar ve halk ilacı çalışmaları
incelenerek, hemoroit tedavisinde kullanılan bitkiler tespit edilerek değerlendirilmiştir.
Halk arasında basur olarak bilinen hemoroit, her ırk, cins ve yaşta
görülebilen bir hastalıktır. Ancak görülme sıklığı 40 yaşından itibaren
artar, küçük çocuklarda ise nadir olarak görülür. Batı ülkelerinde 50
yaşından sonra hemoroit semptomlarının yaygınlığının, %50’ye ulaştığı
bildirilmiştir. Diğer bir ifadeyle ilerleyen yaşlarda semptomlar daha fazla
ortaya çıkar 1,2.
Hemoroit tanımıyla ilgili değişik hipotezler ortaya atılmıştır. Geleneksel
olarak hemoroitin artmış portal venöz basınçtan kaynaklanan ven varikoziteleri
olduğu bilinir. Buna göre superior hemoroidal venler valf taşımadığından
bunlardaki basınç insanın ayakta duruşuyla kronik olarak
artar ve venler genişler. Fakat son yıllarda yapılan çalışmalar, hemoroitin
sarkmış anal nodüldeki patolojik değişikliklerin sonucu olduğunu göstermiştir.
Bu mekanizma da hemoroitin bir tür şişmiş ven olduğu kavramını
çürütmüştür. Bugün çok yaygın olarak kabul edilen; hemoroitin zengin
arteriovenöz ağa sahip, normal vasküler bantları birbirine bağlayan kas
liflerinin zayıflaması sonucu oluştuğudur
Hemoroit ve Tıbbi Bitkiler
Bugüne kadar ülkemizde yapılmış olan halk ilacı araştırmaları incelendiğinde
halk arasında geleneksel ilaçların en sık hemoroit tedavisinde
kullanıldığı bildirilmiştir 9. Bu nedenle halk ilaçları üzerindeki derleme
çalışmalarına hemoroit ile başlanmıştır.
Çeşitli folklorik dergilerde bulunan tıbbi folklor araştırmaları incelendiğinde,
halk arasında hemoroite karşı bir çok tedavi yöntemi ve bitki
kullanıldığı ama genellikle kullanılan bitkilerin sadece yöresel adının
verildiği, kullanılışla ilgili yeterli bilgilerin yer almadığı görülmüştür 10-13.
Ayrıca üzerinde bilgi verilen bitkilerin yeterli şekilde tarif edilmediği ve bilimsel
(Latince) tanımlanması yapılmadığından bitkiyi kesinlikle tanımak
mümkün olmamaktadır 14. Halk ilacı çalışmalarında ise bitkilerin yöresel
adları, kullanılan kısımları, kullanılış şekilleri vb. gibi bilgiler, yüz yüze
anket yöntemi uygulanarak tespit edildikten sonra bitkiler toplanmakta,
tayinleri yapılmakta, Latince isimleri verilerek bilimsel olarak tanımlanmaktadır.
Bu nedenle bu derlemede halk ilacı çalışmalarından elde edilen
bulgular Tablo 1’de verilmiştir.
devamı için :[url]http://www.eczfakder.hacettepe.edu.tr/Arsiv/EskiDergiler/01_2004/37-01-2004.pdf[/url]




LinkBack URL
LinkBack Hakkında
Alıntı ile Cevapla

Bookmarks