Mavi Ladin Üreticisi İbreliler Nikah Fidanı
Sayfa 1 Toplam 2 Sayfadan 12 SonuncuSonuncu
Toplam 18 adet sonuctan sayfa basi 1 ile 10 arasi kadar sonuc gösteriliyor

Konu: Çimlenme hakkında, hangi tohum kaç dercede çimlenir ? vd.

  1. #1
    Doğa File Atom Karınca kumpinarı - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Ocak.2010
    Mesajlar
    10.286

    Çimlenme hakkında, hangi tohum kaç dercede çimlenir ? vd.

    Sebze tohumların çimlenme sicaklıklarından bildiklerimi, bulduklarımı yazıyorum.

    Yaprak, soğan ve yumruları tüketilen ve kışlık sebzeler olarak kabul edilen türlerde tohumların optimum çimlenme sıcaklığı 21-26°C,en dü şük sıcaklık İse 3-10°C arasında değişmektedir. Yazlık türlerin bir çoğun da tohumlar 15°C'nin altında çimlenenıemekte, en iyi çimlenmeyi 30-35°C arasında gösterebilmektedirler. Düşük sıcaklık dereceleri tohumla rın geç ve uzun bir zaman diliminde çimlenmesine neden olarak gelişme yi aksatmaktadır. Örneğin domates tohumlan 10°C'de 43 günde çimlenip
    toprak yüzüne çıkarlar. 15°C'de 14,20°C'de 8 ve 25°C'de 6 günde çıkmak tadır

    Bu konuda farklı tohumların bilgisini yada düzeltilmesi gerekenleri ilave edebiliriz.

    Sebze en az [COLOR="Red"]en çok[/COLOR]

    Domates 10-12

    karnabahar,
    lahana,
    Brüksel lahanasında 5

    Patlıcan 19

    Biber 15

    Pırasa 7 [COLOR="Red"]21-24[/COLOR]

    Kereviz 10 [COLOR="Red"]19[/COLOR]

    Kıvırcık 29
    Konu kumpinarı tarafından (10.Nisan.2011 Saat 19:35 ) değiştirilmiştir.

  2. #2
    Doğa File Atom Karınca kumpinarı - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Ocak.2010
    Mesajlar
    10.286
    [B]Sıcaklığın Bitki Büyümesi ve Gelişmesine Etkisi Sıcaklık İklim [/B]

    Bitkilerin büyüme ve gelişmesinde [B]sıcaklığın ve buna bağlı olarak suyun büyük önemi vardır.[/B]

    Su, sıcaklık derecesine göre katı, sıvı ve gaz olarak üç değişik hal gösterir. Suyun hayat işlevlerinde kullanılması sırasında sıvı ve gaz hali kullanılır. Suyun hücre içindeki katı halinde, bitki hücrelerindeki protoplazma kagule (pelteleşme) olur ve bitki donarak yaşamını yitirir. Bu bakımdan suyun katı hali istenmeyen bir olaydır. Suyun bitkilerde fonksiyonel olabilmesi sıvı ve sıvıdan gaza geçme durumudur.

    Bilindiği gibi su 0oC’den aşağılarda donarak katı hale geçer. 100oC’de ise buharlaşmaya başlar. Ancak fonksiyonel olarak su, herhangi bir ortamdaki ve bitki bünyesindeki sıcaklıktan, daha düşük dereceler geçişte buharlaşmaya başlar. Bu buharlaşma, iki ortam arasındaki sıcaklık derecesi farkından ileri gelir.

    Bitkilerin büyük bir bölümü [B]0-50oC [/B]arasındaki sıcaklıklarda hayatlarını yürütebilir. Bu sınırların altında ve üstünde zorlanma başlar ve sıcaklığın düşmeye ve yükselmeye devam etmesi ve uzun süre bu derecelerde kalması bir çok bitkinin ölümüne yol açar. Buradan şu sonucu çıkartabiliriz. Her bitkinin yaşamını sürdürebilmesi için bir en düşük (minimum), bir de en yüksek (maksimum) sıcaklık derecesine gereksinmesi vardır. [B]Bu iki uç sınırda, bitki büyüme ve gelişmesi çok yavaşlamış, hatta durma noktasına gelmiştir. İki uç arasında bir de bitkilerin en iyi büyüdükleri ve geliştikleri bir sıcaklık vardır. [/B]

    Biz bu sıcaklığa [COLOR="Red"][B]optimal sıcaklık [/B][/COLOR]diyoruz.

    Kaynak: Prof. Dr. Atila Günay

  3. #3
    Doğa File Atom Karınca kumpinarı - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Ocak.2010
    Mesajlar
    10.286
    [B]Sıcaklığın Bitki Büyümesi ve Gelişmesine Etkisi[/B]

    Bitkilerin sıcaklık istekleri cins ve türlere göre değişebildiği gibi, bir bitkinin değişik yaşam safhalarında ve hatta gece ve gündüz arasında bile farklılık gösterir.

    Yazlık ve sıcağı seven bitkilerin tohumları, toprak sıcaklığı 10oC olduğu andan itibaren çimlenmeye başlar. Ancak 100 adet tohumdan en kuvvetli birkaç tanesi çimlenir. Bu minimum çimlenme miktarı ve minimum çimlenme sıcaklığıdır. Toprak sıcaklığı yükselmeye başlarsa çimlenme artar. Laboratuar koşullarında bu sebzeler [B]20-30oC[/B] arasındaki sıcaklıkta [B]%100 [/B]çimlenebilmektedir. Bu da maksimum çimlenme miktarı ve optimal çimlenme sıcaklığıdır.

    Sıcaklık 30oC’nin üstüne çıkarsa çimlenme miktarı yine düşmeye başlar. 40-45oC’de birkaç tohum çimlenir. Böylece yine minimum çimlenme miktarı ve maksimum çimlenme sıcaklığına ulaşılmış olur. Kışlık sebzelerde tohumların minimum çimlenme sıcaklığı [B]2-4oC’[/B]den başlar, optimal sıcaklığı [B]15-20oC [/B]ve maksimum sıcaklığı [B]25-30oC’[/B]dir. Görüldüğü gibi tohumların çimlenme sıcaklığı, yazlık ve kışlık sebzelerde oldukça değişiktir.

    [B]Yazlık sebzelerde maksimum ürün 20-30oC’de, kışlık sebzelerde 15-20oC’de alınır.[/B] Yazlık sebzelerin vejetatif büyümesi 4oC’de yavaşlar ve 0OC’den sonra donma başlar. Kışlık sebzelerde vejetatif büyüme OoC’de ve hatta bazılarında eksi 2-3oC’de yavaşlar. Bazıları eksi 2-3oC’de donmaya başlarken, lahana, pırasa gibi bazı sebzeleri eksi 15oC ve hatta bazı lahana türleri eksi 20-30oC’den sonra donar. Bütün bu örnekler tür ve cinslere, bir türün hayat evrelerine göre farklı sıcaklıklar istediğini gösterir.

    Bir çok bitkinin dal, yaprak, yumru ve soğan gibi vejetatif organlarını geliştirdikleri safhadan, çiçek ve meyve gibi generatif organlarını geliştirdikleri safhaya geçmesi, belli sıcaklık derecelerinde olur. Bunun için, bazıları yüksek, bazıları düşük dereceler ister. Bitkilerin sıcaklık karşısında gösterdikleri bu davranışlara [B]“termoperodizm”[/B] denir. Genelde çiçeklenmeyi düşük sıcaklıklar kontrol eder. Bitkilerin düşük sıcaklıklara maruz kalarak çiçeklenmesine [B]“vernalizasyon” [/B]denir.

    Bitkiler değişik yaşlarda vernalize olabilirler. Tohum halinde olabildiği gibi, en iyi vernalizasyon bitkinin yaşının ilerlemiş döneminde ortaya çıkar. Yaş ilerledikçe istenen vernalizasyon sıcaklığı ve vernalizasyona tabi olma süresi kısalır. lahanalar düşük sıcaklıklarda vernalize olarak çiçeklenir. Normal koşullarda ilkbahar, yaz ve sonbahar aylarında lahanalar vejetatif olarak büyür ve baş bağlar, kış aylarında vernalize olarak, baş içindeki vejetatif sürgün başkalaşım geçirip, ertesi yıl ilkbahar aylarında baş parçalanıp, generatif sürgün dışarı çıkıp, çiçek açıp, tohum bağlar. Lahana bitkileri devamlı yüksek sıcaklık derecelerinde tutulur ve yetiştirilmelerine devam edilirse baş bağladıkları, sonra başın yırtılıp vejetatif sürgün verip, bu sürgünün yine baş bağladığı ve vejetatif büyümenin böylece sürüp gittiği ve yıllar geçtiği halde bir türlü generatif gelişmeye geçemedikleri, çiçek açıp tohum vermedikleri gözlenir. Halbuki lahana tohumları, fideleri ve bu fidelerin belli bir büyüklüktekileri, olgun bitkiler belli bir sürede, değişik düşük sıcaklıkların etkisine bırakılırsa, hemen vejetatif devreden, generatif devreye geçer ve çiçeklenir. Nitekim lahana fideleri 5-10 yapraklı devrelerinde 4oC’de 10-15 gün, 8oC’de 20-30 gün içinde vernalize olur, baş bağlamadan çiçeklenmeye geçer.

  4. #4
    Doğa File Atom Karınca kumpinarı - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Ocak.2010
    Mesajlar
    10.286
    Yazlık sebzelerde örneğin domateslerde [B]10oC’nin üzerindeki sıcaklıklarda çiçek oluşumu başlar.[/B] Bu derecelerin altında çiçeklenme olsa bile çiçekler [B]anormal oluşur, döllenme meydana gelmez,[/B] çiçekler dökülür ve meyve oluşumu meydana gelmez.

    Sıcaklığın 30oC’nin üzerine çıkmasıyla yine çiçeklenme azalır. Oluşan çiçeklerde, erkek veya dişi organı olmayan anormal çiçeklerdir. Bu çiçeklerde döllenme olamaz ve meyve meydana gelmez. 35oC’den sonra ise çiçeklenme tamamen durur.
    Tek yıllık olan sebzelerin, diğer otsu bitkiler gibi, ilkbahar aylarında tohumları çimlenir, genç bitkileri meydana gelir ve büyüme devam eder. Bazıları ki bunlar daha çok yazlık sebzelerdir, o yıl içinde çiçek açıp meyve verir. Sonbahar sonrası kış başlangıcında düşük sıcaklıklardan etkilenerek donar ve ölür. Bu tip bitkilere biz tek yıllık bitkiler diyoruz. Bazıları ki bunlar daha çok kışlık sebzelerdir, o yıl içinde vejetatif büyümelerine devam eder.

    Kış aylarını bir şekilde geçirip, ancak ertesi sene ilkbahar aylarında çiçek açar. Tohumları olgunlaştıktan sonra ölür. Bunlar [B]iki [/B]yıllık bitkilerdir. [B]Enginar, kuşkonmaz, yer elması, nane, maydanoz[/B] gibi bazı sebze grubu çok yıllıktır.

    Bu bitkiler, ilkbahar, yaz ve sonbahar aylarında yaşamlarını sürdürür, kış aylarının kötü koşullarında değişik şekillerde kendilerini koruyarak, uyku dönemi geçirerek, ertesi yıl iyi koşulların tekrar başlamasıyla yeniden yaşamaya geçer.

    Böylece bitkilerin sıcaklığın etkisiyle yaşamlarını sürdürdükleri ve öldükleri, bir dönem uyudukları veya saklandıkları periyotlar ortaya çıkar. Biz bu periyotları bitki vejetasyon devresi olarak adlandırıyoruz. Bir bölgedeki kış soğuklarının bittiği (son donlar) ve bitkilerin büyümeye başladığı dönemle, kış soğuklarının başladığı (ilk donlar) ve bitkilerin öldüğü (veya büyümenin durduğu) ve kış uykusuna girdikleri döneme kadar olan süreye ise vejetasyon süresi diyoruz.

    Bazı bitkilerin vejetasyon devresi kısa bazısının uzun olur. Yine bir bölgenin vejetasyon süresi kısa veya uzundur. Kısa vejetasyon süresi olan yerlerde sadece kısa vejetasyon devresi olan bitkiler yetiştirilir. Orta vejetasyon süresi olan yerlerde bir çok sebze yetiştirilip, vaktinde kültür yetiştiriciliği yapılır. Uzun vejetasyon süresi olan yerlerde her türlü sebzeyi yetiştirmek, bazen bu süre içinde ön kültür-vaktinde kültür veya vaktinde kültür-arka kültür olarak 1-2 sebzeyi peş peşe, bazense ön kültür-vaktinde kültür- arka kültür olarak üç sebzeyi arka arkaya yetiştirmek mümkün olur.

  5. #5
    Doğa File Atom Karınca kumpinarı - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Ocak.2010
    Mesajlar
    10.286
    Ülkemizde [B]Akdeniz bölgesinde 6-8 [/B]aylık,
    Ege bölgesinde [B]5-7 aylık,[/B]
    Marmara bölgesinde [B]4-6 aylık[/B],
    İç Anadolu bölgesinde [B]3-5 aylık[/B] ve Doğu Anadolu bölgesinde [B]2-3 aylık[/B] bir vejetasyon süresi vardır.

    Domates, patlıcan, biber, fasulye, kavun ve karpuzun vejetasyon devresi 6-8 ay, ıspanak, kıvırcık marulun vejetasyon devresi 4-6 ay, kırmızı ve beyaz turp, terenin 1-4 aydır.

    Sıcaklık konusu işlenirken iki hususa dikkat etmek gerekir. Bunlardan birincisi “hava ve toprak”, ikincisi de “gündüz ve gece sıcaklığı”dır. Genelde ilkbahar ve sonbahar aylarında bu sıcaklıklarla ilgili olaylar ortaya çıkar. Hava daha çabuk ısınıp soğuduğundan, kısa süreler içinde hava sıcaklığı değişebilir ve dış hava sıcaklığında ani değişmeler görülebilir.

    Örnek olarak, güneş bulutlar arasında kaybolduğu anda hava sıcaklığı kısa sürede düşer ve güneşin tekrar çıktığında yükselir.[B] Gece ile gündüz[/B] arasında bazen 5-10oC sıcaklık farkları meydana gelebilir.

    Buna karşın toprak daha [B]geç[/B] ısınıp, [B]geç [/B]soğur ve sıcaklık oynamaları daha azdır.

    [COLOR="Red"][B]Toprak soğuk, hava sıcak olduğu ilkbahar başlangıcında tarlaya dikilen fidelerde kökler yeteri kadar çalışamaz, su ve besin maddelerini alamaz[/B][/COLOR].

    Fidelerde sararma ile demir, yapraklarda kırmızılaşma ile fosfor noksanlıkları kendini gösterir. Öğlen sıcaklarında topraktan alınan su yapraklardan terlemeyle verilen suyu karşılamaz ve bitkilerde aşırı pörsüme meydana gelir. Akşama doğru sıcaklık düşer ve bitkideki pörsüme su dengesi düzeldiğinden kaybolur ve eski haline döner.

  6. #6
    Roa
    Roa isimli Üye şimdilik offline konumundadır
    Doğa File Atom Karınca Roa - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Mayıs.2010
    Yaş
    40
    Mesajlar
    2.186
    [B]Düşük Sıcaklıkların Tohum Çimlenmesi Üzerine Etkileri[/B]

    Tarımsal açıdan öneme sahip bitkilerde hızlı ve birörnek tohum çimlenmesi ve fide çıkışı elde etmek bitkisel üretimi ve verimliliği artırmanın ilk ve en önemli aşamalarından birini teşkil etmektedir.
    Ancak, doğrudan tohum ekimi yöntemi ile yetiştirilen sıcak iklim bitkilerinde düşük sıcaklık bu amaca ulaşmada karşılaşılan en önemli sorunlardan biri olarak karşımıza çıkmaktadır. Düşük sıcaklıklara maruz kalan bitkilerde görülen üşüme zararı 0 ile 15 oC arasındaki sıcaklıklarda ortaya çıkan fizyolojik bir bozukluk olup bu zarara uğramış bitkiler üşüme zararına gösterdikleri hassasiyet bakımından ‘hassas’ ve ‘dayanıklı’ bitkiler olarak iki ana gruba ayrılmaktadırlar. Bu bitkilerin üşüme zararına gösterdikleri hassasiyet tohumların bulundukları çevresel faktörler ile tohumun kendisinden kaynaklanan genotipe bağlı faktörler olarak değişiklik göstermektedir. Bu makalede yukarıda bahsedilen faktörler genel hatları ile ele alınarak, üşüme zararının oluşma mekanizması ile bu zararın önlenmesinde halen var olan ve yeni geliştirilen yöntemler ile biyoteknolojinin bu alanda sağlayacağı potansiyel katkılar tartışılacaktır.

    Tohum çimlenmesi ve fide gelişimi aşamaları bitki yaşamının en kritik aşamalardan biri olup
    bitkisel verimliliği doğrudan etkilemektedir. Düşük toprak sıcaklıkları soğuk topraklarda iyi bir bitki örtüsünün oluşmasını engellemekte, özellikle direkt tohum ekimi ile üretilen birçok bahçe ve tarla bitki yetiştiriciliğini sınırlandıran ve büyük ekonomik kayıplara neden olan ana faktörlerin başında gelmektedir (Bennett ve ark., 1992; Jennings ve Saltveit, 1994).

    Bu kısıtlama özellikle yetiştirme sezonunun kısa olduğu ve tohum ekiminin erken ilkbaharda soğuk topraklara yapıldığı alanlarda daha belirgin olarak görülmektedir. Üreticilerin ve bilim
    adamlarının temel hedeflerinden biri olan hızlı ve yeknesak çimlenme ve fide çıkışı, düşük
    sıcaklıklarda tohumlarda meydana gelen üşüme zararı nedeni ile gerçekleşmeyebilmektedir.
    Üşüme zararı (chilling injury) tohumların çimlenmesi dahil bitkilerin tüm gelişme aşamalarını
    etkileyen ve tropik ve/veya subtropik orijinli olan bitkilerde görülen fizyolojik bir bozukluktur (Lyons, 1973; Posmyk ve ark., 2001).

    Üşüme zararı tür ve çeşide göre değişmekle beraber 0 ile 15 oC arasındaki sıcaklıklarda görülmektedir. Çimlenme sırasında oluşan bu sıcaklıklar iyi bir bitki örtüsünün oluşmasına engel olmakta ve çimlenmekte olan tohumların toprak kökenli patojenlere karşı hassasiyetlerini artırarak fide vigorunun (gücünün) düşmesine neden olmaktadır (Croser ve ark., 2003).

    Ilıman iklim veya soğuk iklim orijinli olan bitkilerin tohumları genelde 10 oC’nin altındaki
    sıcaklıklarda yavaş da olsa çimlenebilmekte ve bu bitkiler üşümeye karşı dayanıklı bitkiler
    olarak nitelendirilmektedir (Bradov, 1990).

    [B]Bu bitkilerin tohumları düşük sıcaklıklarda eğer toprakta patojenler yoksa uzun süre zarar görmeden kalabilir ve sıcaklıklar yükselmeye
    başladığında çimlenebilirler. Üşümeye hassas olan bitkilerin tohumları ise 10 veya 15 oC’nin
    altındaki sıcaklıklarda çimlenemezler ve zararın oluşma zamanına göre iki ana grupta
    incelenirler:[/B]
    [url]www.roa-turkiye.com[/url]

  7. #7
    Roa
    Roa isimli Üye şimdilik offline konumundadır
    Doğa File Atom Karınca Roa - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Mayıs.2010
    Yaş
    40
    Mesajlar
    2.186
    [B]1- Çimlenmenin ilk aşaması olan su alımının başlaması ile düşük sıcaklıklardan etkilenen ve zarar gören bitkiler: Fasulye, soya fasulyesi, pamuk ve tatlı mısır bu gruba giren türlere örnek olarak verilebilir (Herner, 1986). Bu türlerin tohumları ya çok düşük oranlarda çimlenir ve güşsüz (düşük vigora sahip) fideler oluşturur ya da çimlenemeden çürürler.[/B]

    [B]2- Tohumları su alımından zarar görmeyen ancak çimlenemeyen türler: Bu gruba giren türlere örnek olarak domates, biber ve karpuz verilebilir. Bu türlerin tohumları düşük sıcaklıklarda su alımının başlaması ile zarar görmezler ve sıcaklılar normale döndüğünde tekrar çimlenebilirler.
    Ancak, bu bitkilerin tohumları eğer kökçük çıkışı gerçekleşirken düşük sıcaklığa maruz
    kalırlarsa kökçük ucu kararır ve büyüme gerçekleşmez. Bu bitkilerde meydana gelebilecek
    üşüme zararının büyüklüğü maruz kalınan sıcaklık derecesine ve düşük sıcaklıkta kalma
    süresine bağlı olarak değişmektedir (Irwin ve Price, 1983).[/B]
    [url]www.roa-turkiye.com[/url]

  8. #8
    Roa
    Roa isimli Üye şimdilik offline konumundadır
    Doğa File Atom Karınca Roa - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Mayıs.2010
    Yaş
    40
    Mesajlar
    2.186
    [B]Üşüme Zararının Seviyesini Belirleyen Faktörler[/B]
    Düşük sıcaklıklarda su almaya başlayan tohumlarda oluşan üşüme zararı düşük sıcaklığın
    seviyesine, düşük sıcaklığa maruz kalma süresine, tohumun çimlenmeden önceki nem içeriğine, tohum kabuğunun sağlamlığına ve su alma hızı ile tohumun vigor durumuna ve türe bağlı olarak değişmektedir.

    Üşümeye hassas olan ve yukarıda bahsedilen 1. gruba giren türlerin tohumları eğer su almaya düşük sıcaklıklarda başlarlarsa oluşan zarar, su alımının daha yüksek sıcaklıklarda olduğu ve sonradan düşük sıcaklıklara maruz bırakılması ile oluşan zarara kıyasla çok daha fazla olmaktadır (Cristiansen, 196.

    Çimlenmenin sıcaklığa en hassas olan evresi su alımı evresi olduğu için, eğer su alınımı düşük sıcaklıkta gerçekleşirse meydana gelecek olan zarar da o oranda büyük olmaktadır (Leopold, 1980).

    Üşüme zararının oluşması için gerekli olan düşük sıcaklığa maruz kalma süresi türlere göre değişmekle beraber birkaç dakikadan birkaç saate kadar değişebilmektedir (Herner, 1990).
    [url]www.roa-turkiye.com[/url]

  9. #9
    Roa
    Roa isimli Üye şimdilik offline konumundadır
    Doğa File Atom Karınca Roa - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Mayıs.2010
    Yaş
    40
    Mesajlar
    2.186
    Üşüme zararının seviyesini belirleyen en önemli faktörlerden biri de tohumun su alma hızı ve tohum kabuğunun yapısal özellikleridir. Tohumun düşük sıcaklıkta su alım hızı ne kadar hızlı olursa, hasar da o ölçüde yüksek olur (Tully ve ark., 1981).

    Bu nedenden dolayı tohumda su alma hızının artmasına neden olacak kırık, çatlak ve ezik tohum kabuğu gibi tohum kabuğu özellikleri, özellikle hassas türlerde oluşacak üşüme zararının da artmasına neden olmaktadır.
    Tohum kabuğunun sağlamlığının, tohumun düşük sıcaklıktaki çimlenme performansı üzerindeki etkisinin yüksek olmasından dolayı, hasat ve harman sırasında tohum kabuğunu zarara uğratacak işlemlerden kaçınılması gerekmektedir (Dickson ve ark.., 1973).

    Tohumların üşüme zararına karşı hassasiyeti, su alımından önceki nem içerikleri ile direkt
    olarak ilişkilidir. Genelde, su alımı öncesinde yüksek nem içeriğine sahip olan tohumlar üşüme zararına karşı daha az hassastırlar (Taylor ve ark, 1992). Çünkü nem oranı yüksek olan tohumlarda su alımı, düşük nem içerikli tohumlara kıyasla daha yavaş gerçekleşmektedir (Hobbs ve Obendorf, 1972).

    Ross ve Manalo (1976) fasulye tohumlarında yaptıkları bir çalışmada çimlenme öncesi nem içeriği %8 olan tohumlarda çimlenme öncesi nem içeriğinin %12 olan tohumlara göre %50 oranında daha fazla üşüme zararı gerçekleştiğini tespit etmişlerdir.

    Düşük vigorlu tohumların uğradığı zarar yüksek vigorlu tohumlara kıyasla daha fazladır (Styer ve Cantliffe, 1983).

    Bunun nedeni tohumun yaşlanmasına bağlı olarak tohumda bulunan hücre zarlarının yapısının bozulması, geçirgenliğinin artması ve buna bağlı olarak tohumun çimlenme
    sırasındaki su alma hızının artmasıdır. Ayrıca, aynı türün çeşitleri arasında çimlenme sırasında düşük sıcaklıklara hassasiyet açısından önemli farklılıklar olduğu ve bu farklılıkların tohumların hücre zarlarında bulunan yağ asitlerinin çeşidinden ve doymamış yağ asitlerinin toplam yağ asitlerine oranından kaynaklandığı bildirilmiştir (Herner, 1990).
    [url]www.roa-turkiye.com[/url]

  10. #10
    Roa
    Roa isimli Üye şimdilik offline konumundadır
    Doğa File Atom Karınca Roa - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Mayıs.2010
    Yaş
    40
    Mesajlar
    2.186
    [B]Üşüme Zararının Azaltılması ve Tohumların Düşük Sıcaklıktaki Performanslarının
    Arttırılmasına Yönelik Önlemler[/B]

    Tohumun Nem İçeriğini Yükseltmek
    Tohumların nem içeriklerini soğuk topraklara ekilmelerinden önce yükseltmek, hücre zarlarının yeniden yapılanmaları açısından çok önemlidir. Nem içeriği yüksek tohumlarda su alımının daha yavaş gerçekleşmesi sonucunda oluşacak olan üşüme zararı da daha az olacaktır. Özellikle fasulye, soya fasulyesi, tatlı mısır ve pamuk gibi türlerde ekimden önce tohum nem içeriğini %12 seviyesine getirmek soğuk toprağa yapılan ekimlerin doğuracağı olumsuz sonuçları önlemede etkili olmaktadır (Ross ve Manalo, 1976).

    Fakat bu şekilde nem içerikleri yükseltilmiş tohumlar çimlenme için optimum sayılabilecek sıcaklıklarda çürümeyi önlemek amacı ile çok uzun süre tutulmamalı ve kısa süre içerisinde ekilmeleri gerekmektedir.

    Devamı için [url]http://www.alata.gov.tr/english/assets/AlatarimHaziran2005.pdf#page=35[/url]
    [url]www.roa-turkiye.com[/url]

Bu Konu için Etiketler

Bookmarks

Bookmarks

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
  •