1 den 4´e kadar. Toplam 4 sayfa bulundu

Konu: İbreli ağaçlar ve iklim istekleri

  1. #1
    Doğa File Atom Karınca kumpinarı - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jan 2010
    Mesajlar
    10.286

    İbreli ağaçlar ve iklim istekleri

    Aşağıda kısmen alıntılanan çalışma SDÜ tarafından yapılmış.

    Bitkilerin doğal yayılma alanlarının iklimlerle ilişkileri bazen hoşumuza gitmiyebiliyor, karasal iklimde hiç olmazsa ibreliler yetişsin istiyorum
    [B]
    TÜRKİYE’DE ANA İKLİM TİPLERİNİ KARAKTERİZE EDEN BELLİ BAŞLI AĞAÇ TÜRLERİNİN ANALİZİ[/B]

    Türkiye'nin dünya üzerindeki konumu, coğrafi özelliklerinin meydana getirdiği iklim farklılıkları, zaman içinde meydana gelen iklim değişiklikleri ve beşeri etkenler; doğal bitki örtüsünde ağaç, ağaççık veya çalı, formasyonu gibi çok çeşitli bitki topluluklarını oluşturmaktadır.

    Bu etkenler, endemik türlerin oluşumuna ve bunların yayılış alanlarının parçalanarak relikt türlerin oluşmasına da neden olmuştur.

    Orman formasyonları, ülkemizin kuzey ve güneyindeki dağlık sahalar ile Batı Anadolu dağları üzerinde geniş bir yayılışa sahiptir. Nemli, yarı nemli ve kurakçıl karakterdeki bu ormanlar coğrafi yayılışları, fiziksel ve ekolojik özellikleri yönünden birbirinden farklı ağaç cinsleri ve türlerinin oluşmasını sağlamıştır.

    [B]Öyle ki, meşe gibi bazı türler geniş yayılış gösterir ve çeşitli türler ile temsil edilir. Buna karşılık Anadolu Kestanesi’nin ise tek doğal türü ülkemizde bulunur. Ülkemiz konumu ve çok çeşitli yeryüzü şekilleri sonucunda meydana gelen farklı iklim özellikleriyle [U]3 makro klima alanına[/U] ve bunların lokal şartlara bağlı olarak değişmesiyle [U]7 iklim bölgesine[/U] ayrılmaktadır. Bu nedenle ülkemizde [B][COLOR="red"]Avrupa- Sibirya, Akdeniz[/COLOR][/B] ve [COLOR="Red"][B]İran-Turan[/B][/COLOR] flora bölgeleri oluşmuştur.

    Dolayısıyla her bir iklim ve flora bölgesinin karakteristik ağaç türleri meydana gelmiş, böylece iklim bölgelerini karakterize eden asli ağaç türleri ortaya çıkmıştır. Örneğin; kızılçam (P. Brutia), Toros sediri (Cedrus libani) - Akdeniz, sarıçam (P. sylvestris) ve meĢe (Quercus)- karasal, doğu kayını ( Fagus orientalis) ve kızılağaç ( Alnus glutinosa) – Karadeniz iklim bölgelerinin asli ağaç türlerini oluşturmaktadır.[/B]
    [url]http://kumpinari.com/[/url]

  2. #2
    Doğa File Atom Karınca kumpinarı - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jan 2010
    Mesajlar
    10.286
    Ülkemiz matematik ve özel konumuna bağlı olarak çok çeşitli iklim tiplerinin etkisi altında kalmaktadır. [B]Türkiye ılıman kuşak ile subtropikal kuşak arasında yer alır.[/B] Türkiye’de lokal özelliklerden, üç tarafının denizlerle çevrili olması, dağların uzanışı ve yeryüzü şekillerinin çeşitlilik göstermesi, farklı özellikte iklim tiplerinin alt türlerinin de doğmasına yol açmıştır. Yurdumuzun kıyı bölgelerinde denizlerin etkisiyle daha ılıman iklim özellikleri görülür.

    Kuzey Anadolu Dağları ve Toros sıradağları deniz etkilerinin iç kesimlere girmesini zorlaştırır. Bu yüzden yurdumuzun iç kesimlerinde karasal iklim özellikleri görülür. Ülkemizde [B]Karadeniz, Akdeniz ve Karasal[/B] iklim olmak üzere üç ana iklim tipi ve bunların bozulmuş, geçiş özelliği gösteren tali türleri ile birlikte 7 iklim tipi ayırmak mümkündür.

    Ülkemizde yayılış gösteren ağaç türlerinin çok çeşitlilik göstermesi, Türkiye’de farklı karakterde iklim özellikleri görülmesine bağlı olarak ortaya çıkmış olan fitocoğrafya bölgelerinin oluşmasını sağlamıştır. [B]Avrupa-Sibirya, Akdeniz ve İran-Turan[/B] flora bölgelerinin bulunması, bunlarında kendi içlerinde alt flora bölgelerine ayrılması yine [B]iklimle sıkı ilişkilidir[/B].

    [B]Nemli-ılıman bir iklimin hakim olduğu Kuzey Anadolu dağlarının Karadeniz'e bakan yamaçlarındaki ormanları nem istekleri yüksek ağaç türleri oluşturur.[/B] Bu sahalarda alçak seviyelerde doğu kayını, gürgen, Anadolu kestanesi, akçaağaç, ıhlamur gibi yaprak döken türlerden oluşan nemli ormanlar bulunur.

    Yüksek seviyelerde, Uludağ göknarı, Doğu Karadeniz göknarı, karaçam ve özellikle doğu ladininin birlikte bulunduğu görülür.
    Kuzey Anadolu Dağları’nın güneye bakan yamaçlarında ve deniz etkisinden uzak iç kısımlarında ise [B]kuru ormanlar yoğunluk kazanır. Bu ormanların yüksek seviyelerini genellikle sarıçam ve karaçam[/B] oluştururken, aşağı seviyelerini de çeşitli meşe türleri oluşturmaktadır.

    Doğu kayını, Anadolu kestanesi, gürgen, gibi nem istekleri yüksek ağaç türlerinden oluşan ormanlar Marmara Bölgesi’nde daha çok dağların deniz etkisinin hissedildiği kuzey yamaçlarında yayılış gösterir.

    Güneye bakan yamaçlarda ise daha çok kurakçıl meşe, kızılçam ve karaçam ormanları hakimdir.

    Ülkemizin, batı kesiminde ılıman, doğu kesiminde ise karasal etkilerin bulunduğu Ege Bölgesi’nde daha çok kuru ormanlar gelişmiştir. Bu ormanları genellikle çeşitli çam, meşe ve ardıç türleri oluşturur. Batı Anadolu’da kuzeyden güneye doğru gidildikçe değişen iklim şartlarına bağlı olarak nemcil türlerin yavaş yavaş ortadan kalktığı, bu sahalarda önce kayının daha sonra da kestanenin artan kuraklık şartlarından etkilenerek sahadan çekildikleri görülür.

    Akdeniz Bölgesi’nde, yayılış gösteren ormanların önemli ağaç türlerini, [B]aşağı seviyelerde kızılçam ve çeşitli meşe türleri oluştururken, yukarı seviyelerde karaçam, Toros sediri, Toros göknarı ve ardıç[/B] oluşturur.

    Orta Anadolu’da, step alanları çevresinde karaçam ve meşe türlerinden oluşan ormanlar görülürken, [U]yüzyıllar boyunca ormanların insan eliyle ortadan kaldırıldığı Doğu Anadolu Bölgesi’nde[/U] hakim türü meşe ormanları oluşturur. Bölgenin kuzey doğusunda yer alan, [B]Erzurum-Kars bölümündeki yüksek platolarda ise genellikle sarıçam[/B] ormanları yayılış göstermektedir.

    Güneydoğu Anadolu Bölgesi’nde orman alanları daha çok Toros dağlarının güneye bakan yamaçları boyunca görülmektedir. Bu sahalardaki ormanlarda ise genellikle meşeler yayılış göstermektedir
    [url]http://kumpinari.com/[/url]

  3. #3
    Doğa File Atom Karınca kumpinarı - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jan 2010
    Mesajlar
    10.286
    [B][COLOR="Red"]İğne (ibreli)yapraklı ağaçlar
    [/COLOR][/B]

    [B][COLOR="Red"]Çamlar (pinus)[/COLOR]
    [/B]Yeryüzünde iğne yapraklı türler içinde yatay ve dikey yönde en geniş yayılışa ulaşan çamlar, genellikle kuvvetli bir kök sitemine sahip olup, herdem yeşil ağaç karakterindeki türlerden oluşmaktadır. Ülkemizde çamlardan en fazla yayılış gösteren 3 tür sırasıyla, [B]kızılçam[/B] (P. brutia), [B]karaçam[/B] (P. nigra) ve [B]sarıçam[/B] (P. sylvestris)’dır.

    [B]Kızılçam (pinus brutia)[/B]

    Kızılçam, sıcaklık ve ışık isteği yüksek, nem isteği az, kuraklığa dayanıklı, karaçam ve sarıçama oranla dona hassas, dolayısıyla karasal iklimlerde, doğal olarak yetişemeyen bir çam türüdür. İstediği bu ekolojik özellikleri Akdeniz ikliminde bulur ve geniş yayılışa ulaşır.

    Kızılçamın yayılış alanlarında yıllık ortalama sıcaklık 12-18°C arasında seyreder. [B]En soğuk ayın ortalama sıcaklığı 5-9°C, en sıcak ayın ortalama sıcaklığı 23-29°C[/B] civarındadır. Bu
    alanlarda, yıllık ortalama yağış 600 mm'nin üzerindedir. Bu değer, bazı kıyı kesimlerinde lokal bazı yerlerde ve Toros dağlarının yüksek seviyelerinde 1000 mm'yi aşar. Yağış miktarının 1000 mm'yi geçtiği bu alanlarda, ağaçların büyüme oranları artmaktadır. Kızılçam, ülkemizde deniz seviyesinden başlayarak Toros dağları üzerinde 1200 m'lere kadar yetişme imkanı bulmaktadır.

    [B]Karaçam (pinus nigra)
    [/B]
    Karaçam yıllık ortalama sıcaklığın [B]2-5°C[/B] ler arasında olduğu sahalarda uygun bir yetişme ortamı bulmaktadır.

    Ekstrem sıcaklık değerlerine oldukça dayanıklı bir çam türü olan karaçam bu sıcaklık değerlerinden fazla etkilenmediği gibi yetişme devresi içinde meydana gelen İlkbahar ve sonbahar donlarına karşı da az duyarlı bir yapıya sahiptir. Karaçamın yayılış alanlarında genel olarak yıllık ortalama yağış 500-1000 mm arasında değişmektedir.

    Karaçamın yetişme ortamlarında yağış rejiminde dikkati çeken özellik kış ve ilkbahar yağışlarının oranının yaz ve sonbahar yağışları oranından yüksek olmasıdır.

    Anadolu karaçamı (P. nigra ssp. Pallasiana) İran-Turan ve Akdeniz bitki bölgeleri arasındaki geçiş sahalarında en yaygın tür olarak kabul edilmektedir. Anadolu karaçamı, Kuzey Anadolu, Batı Anadolu dağlarının kuzey ve kuzeydoğu yamaçları ve Toros dağlarının iç sıralarında, ormanlar oluşturur.
    [B]
    Sarıçam (pinus sylvestris)[/B]

    Sıcaklık ve su gereksinimi çok az, dona dayanıklı bir tür olan sarıçam çok değişik iklim kuşaklarına uyum sağlamış bir ağaç türüdür. Örneğin; [B]Sibirya'da -60 °C'nin altındaki sıcaklıklara dayanabildiği gibi ülkemizde +40 °C'ye[/B] yaklaşan sıcaklıklara da dayanıklıdır. Genellikle dağlık sahalar üzerinde ormanlar oluşturan sarıçam, ülkemizde, Kuzey Anadolu dağlarının iç sıraları, Kuzeydoğu Anadolu platoları ve bu platolar üzerinde yükselen dağlar ile İç Anadolu bölgesindeki bazı dağlık sahalar üzerinde yayılış göstermektedir. Bu sahalarda en fazla yayılışa 1000-2700 m arasında ulaşan sarıçamın Türkiye'de en güneye uzandığı yer Kayseri doğusundaki Pınarbaşı çevreleridir.
    [url]http://kumpinari.com/[/url]

  4. #4
    Doğa File Atom Karınca kumpinarı - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jan 2010
    Mesajlar
    10.286
    [B][COLOR="Red"] Göknarlar (Abies)[/COLOR][/B]

    Sıcaklık istekleri orta veya ortadan az, nem istekleri yüksek bir ağaç türü olan göknarlar aynı zamanda ışık istekleri az, dolayısıyla gölgeye dayanıklı türlerdir. Kuraklıktan zarar gördükleri gibi sonbahar ve kış donlarına karşı duyarlılık gösterirler.

    Kapladıkları alan bakımından çam, meşe ve kayından sonra gelen göknarlardan ülkemizde [B]Doğu Karadeniz göknarı[/B] (Abies nordmanniana), [B]Uludağ göknarı[/B] (Abies nordmanniana ssp. bornmulleriana), [B]Kazdağı göknarı[/B] (Abies nordmanniana ssp. equi-trojani) ve [B]Toros göknarı[/B] ( Abies cilicica) olmak üzere dört doğal türü yetişmektedir. Doğu Karadeniz göknarı, ülkemizde Ordu güneyindeki dağlık sahalardan başlayarak doğuda Gürcistan sınırına kadar
    uzanmaktadır. Uludağ göknarı, ülkemizde Batı Karadeniz dağları ile Marmara bölgesinin güneyindeki dağlık alanlar üzerinde doğal olarak yayılmıştır. Kazdağı göknarı lokal bir yayılışa sahip endemik bir türdür. Toros göknarı ise, Toros dağlarının yüksek seviyelerinde, Teke yarımadasından başlayarak doğuda Kahramanmaraş'a kadar parçalı bir yayılış göstermektedir.

    Sıcaklık isteği orta derecede, nem isteği yüksek bir tür olan Toros göknarı yayılış alanlarında çoğunlukla denize bakan yamaçlar ile iç kesimlerdeki deniz etkisini alan korunaklı yerleri seçmiştir. Ülkemizdeki diğer göknar türlerine oranla kuraklığa daha dayanıklıdır. Toros dağlarında parçalı bir yayılış gösteren Toros göknarının en geniş yer kapladığı saha Antalya kuzeyindeki dağlık saha ve Akseki ile Köprü suyunun yukarı çığırı arasındaki alandır. Bu kesimde göknarların yayılış gösterdiği 1200-1800 m'lerde yıllık ortalama sıcaklık 6-7°C civarında seyreder. Yıllık ortalama yağış 1300 mm'nin üzerindedir. Sıcaklık isteği Doğu Karadeniz göknarından daha fazla olan Kazdağı göknarının nem isteği yüksektir. Karadeniz iklimi ile Akdeniz iklimi arasında bir geçiş özelliği gösteren Marmara
    ikliminin etkisinde olan yayılış alanında, yıllık ortalama sıcaklık optimum yaşam şartlarına sahip olduğu 1000 m'lerde 5°C civarındadır ve yıllık ortalama yağış miktarı 1000 mm'yi geçmektedir.

    Uludağ göknarının optimum yayılışa ulaştığı 1500-2000 m'ler arasında yıllık ortalama sıcaklık 4 – (-2) °C arasında seyretmektedir. Yıllık ortalama yağışın 800 mm'nin üzerinde olduğu, kuraklığının hafiflediği, ilkbahar yağışlarının arttığı Kastamonu, Bolu ve Uludağ çevreleri önemli yayılış alanlarıdır.

    Öksin alanının karakteristik türlerinden olan Doğu Karadeniz göknarı nem isteği yüksek, sıcaklık isteği ortadan az olan, gölgeye dayanıklı bir ağaç türüdür. Yağış rejimi düzenli, deniz etkili, serin iklim sahalarını yetişme ortamı olarak seçmiştir. Bununla beraber Doğu Karadeniz dağlarının iç kısımlara bakan yamaçlarının yüksek seviyelerinde de görülmektedir. Yıllık yağış miktarının 1500 mm'den yüksek olduğu bu alanlarda yağışın büyük kısmı kış ve sonbahar aylarında düşmekle beraber yaz ve ilkbahar ayları da oldukça yağışlıdır.
    [url]http://kumpinari.com/[/url]

Tags for this Thread

Bookmarks

Yetkileriniz

  • Yeni konu gönderemezsiniz
  • Gönderilere cevap gönderemezsiniz
  • Eklentiekleyemezsiniz
  • Gönderilerinizi düzenleyemezsiniz
  •