Sayfa 1 Toplam 6 Sayfadan 123 ... SonuncuSonuncu
1 den 10´e kadar. Toplam 53 sayfa bulundu

Konu: Organik (ekolojik) tarım

  1. #1
    Doğa File Atom Karınca kumpinarı - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jan 2010
    Mesajlar
    10.286

    Organik (ekolojik) tarım

    [B] ORGANİK (EKOLOJİK) TARIM[/B]

    Dr. Sami SÜZER
    Ziraat Yüksek Mühendisi
    Yetiştirme Tekniği Bölüm Başkanı
    Trakya Tarımsal Araştırma Enstitüsü, EDİRNE
    [email]suzersami@yahoo.com[/email]
    [B]
    1. Organik (Ekolojik) Tarımının Tanımı:[/B]

    Üreticilerin, doğayı ve tarım alanlarını tahrip etmeden, insanlara olumsuz yan etkileri olmayan bitkisel ve hayvansal üretimde bulunmasına ekolojik, organik veya biyolojik tarım denilmektedir. Ekolojik tarım, entansif tarım sonucu hatalı uygulamalar ile kaybolan doğal dengeyi yeniden kurmaya yönelik, insan ve çevreye dost üretim sistemlerini kapsamaktadır. Bu sistem ile tarım yapılan toprakta, üretilen üründe bakiye etki bırakmayan girdiler kullanılabileceği gibi organik ve yeşil gübreleme, ekim nöbeti, toprak muhafazası, dayanıklı çeşit, zararlılara karşı parazit, predatörlerden faydalanarak kaliteli bir üretim yapılması amaçlanmaktadır. Kısacası ekolojik tarım modern tarım teknolojisinin sağladığı tüm imkanları, ekolojik tarım esasları çerçevesinde dikkatli, bilgili ve özverili bir şekilde kullanmayı gerektiren çevre dostu bir sistemdir.

    [B]2. Organik Tarımın İlkeleri:[/B]

    - Çevreyi tehdit eden her türlü tarımsal girdinin kullanımının en aza indirilmesi,

    - Toprak verimliliğinin uygun ekim nöbeti, organik gübreleme ve toprak işleme ile korunması,

    - Hastalık ve zararlılara dayanıklı çeşitlerin kullanılması,

    - Bölgeye adapte olan uygun bitki tür ve çeşitlerin seçilmesi,

    - Bitki korumada erken uyarı sistemleri, feromon tuzakları, kültürel ve mekanik mücadele yöntemlerinin kullanılması,

    - Kendine yeterlilik olması için toprak, bitki, hayvan ve insan arasındaki doğal gıda döngüsünün doğal maddelerle sağlanması,

    - Ekolojik tarımda bakiye etkileri olan sentetik kimyasal gübreler, ilaçlar, hormonlar ve büyüme düzenleyicilerin kullanılmasından kaçınılması,

    - Ekolojik tarımda kullanılacak gübre ve ilaçların 18 Aralık 1994 tarih, 22145 sayılı Resmi gazetede yayınlanan yönetmeliklere uyulması gerekmektedir.

    [B]3. Organik Tarımda Gübrelemede Kullanılacak Bazı Ürünler:[/B]

    Geleneksel tarımda en fazla azotlu ve fosforlu gübreler kullanılmaktadır. Söz konusu bu gübrelerin aşırı düzeyde ve bilinçsizce kullanımı sonucu yeraltı ve yer üstü tatlı su kaynaklarının nitrat içerikleri yükselmekte, akarsu, göl ve denizlerde ötrofikasyon meydana gelmektedir. Ayrıca kobalt, krom, bakır, demir, nikel, kurşun, çinko gibi ağır metaller tarım alanlarında kirletici etki yapmaktadır. Bu ağır metaller tarım topraklarını atmosferden gelen emisyonlar, aşırı bilinçsiz gübreleme, tarım ilaçları, ve organik atıklarla yoluyla kirletmektedir.

    Ekolojik tarımda toprağın bünyesi, arazinin eğimi, taban suyu yüksekliği, yetiştirilecek bitkinin çeşidi dikkate alınarak bilinçli ve öncelikle toprağın organik madde kapsamını yeşil veya yanmış doğal gübrelerle koruyucu yönde hareket edilmelidir.

    Yanmış çiftlik gübreleri, sıvı hayvansal atıklar, saman, torf, organik ev atıkları, mezbaha atıkları, deniz yosunları, talaş, tabii fosfat, potasyum, kalsiyum, kireç, magnezyum kayaçları ile bakır, demir, mangan, molibden, çinko, bor gibi mikro besin maddeleri ve kükürt içeren bazı doğal maddelerdir.

    [B]4. Organik Tarımda Bitki Hastalık ve Zararlılarının Kontrolünde Kullanılan Bazı Ürünler:[/B]

    Balmumu, kaya tozu, kükürt, bordo bulamacı, sodyum silikat, sodyum bikarbonat, potasyum sabunu (Arap sabunu), bitkisel, hayvansal yağlar ile parafin yağıdır.

    [B]5. Organik Tarımda Ekim Nöbeti (Münavebe):[/B]

    Tarım topraklarının üretim gücünün ve sağlığının korunması, kimyasal ilaçlara bağımlılığın azaltılması ve üretilen bitkilerin sağlığı için ekim nöbeti uygulanmalıdır. Tarım yapılan alanlarda aynı bitkinin aynı tarlaya üst üste ekilmesi toprağın fakirleşmesine ve o bitkinin hastalıklarının artmasına neden olmaktadır. Bu nedenle organik tarımda yüksek verim alabilmek için mutlaka ekim nöbeti planlaması yapılmalıdır.

    Organik Tarımda Ekim Nöbeti Planlamasında Dikkat Edilecek Esaslar:

    - Toprakta azot depolama özelliliği olan baklagillerin ekim nöbetine girmesi,

    - Yüzeysel köklü bitkilerle ekim nöbetine girmesi (hububat, pırasa, marul, soğan),

    - Az su tüketen hububat gibi bitkilerle ekim nöbetine girmesi,

    - Toprağı temizleyen bezelye, soya, fasulye ile ekim nöbetine girmesi,

    - Monokültür bitkisel üretimden kaçınılması,

    - Münavebe planında yer alan bitkiler toprağın verimlilik özelliklerini dengelemeli,

    [B]6. Organik Tarımda Yabancı Ot Mücadelesi:[/B]

    Ekolojik tarımda bitki koruma ile ilgili esaslar göz önünde bulundurulmalıdır. Yabancı ot mücadelesinde mekanik, kültürel yöntemlerin yanında çevre dostu olan doğayı kirletmeyen kimyasallar kullanılmaktadır. Bu esaslar doğaya zarar vermeyen bir üretim sistemini sağlar. Organik tarımda yabancı ot mücadelesinde sürdürülebilirlik için önemli ilkeler şunlardır:

    - Ekolojik tarımın toprağı canlı bir varlık kabul etmesi ve üretimin her kademesinde toprağın korunması,

    - Sentetik kimyasallar ile, doğaya yabancı maddelerin kullanılmaması,

    - Stres koşulları, hastalık ve zararlılara dayanıklı istikrarlı çeşitlerin seçilmesi,

    - Düşük enerji kullanılması,

    - Aşırı pestisit, herbisit, gübre, hormon kullanımının bırakılması,

    - Toprak sağlığı, ekim nöbeti, dayanıklı çeşitler, uygun bitki sıklığı uygulanması,

    - 18.12.1994 gün ve 22145 sayılı Resmi gazetede yayınlanan bitki koruma maddeleri listesine uyulması gerekir.

    [B]7. Sonuç:[/B]

    Sonuç olarak, organik ya de ekolojik tarım, entansif tarım sonucu hatalı uygulamalar ile kaybolan doğal dengeyi yeniden kurmaya yönelik, insan ve çevreye dost üretim sistemlerini kapsamaktadır. Bu sistem ile tarım yapılan toprakta, üretilen üründe bakiye etki bırakmayan girdiler kullanılabileceği gibi organik ve yeşil gübreleme, ekim nöbeti, toprak muhafazası, dayanıklı çeşit, zararlılara karşı parazit, predatörlerden faydalanarak kaliteli bir üretim yapılması amaçlanmaktadır.
    [url]http://kumpinari.com/[/url]

  2. #2
    Roa
    Roa isimli Üye şimdilik offline konumundadır
    Doğa File Atom Karınca Roa - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    May 2010
    Yaş
    38
    Mesajlar
    1.968
    Son bir kaçgündür tartes yahoo grup üyeleri arasında yazışmalara ; üye olmam sebebiyle yazışmaların mail adresime gelmesi ile tanık olmaktayım.

    İbreliler de organik tarıma gönül vermiş , organik ve mikrobiyal kullanan bazı üyelerin bulunduğundan sizlerlede paylaşmak istedim.

    Aslında üreticilerin , çifçilerin bilinçlenmesi gerektiği söylemlerinin acaba öncelikle zıraat mühendislerinin çifçilere önderlik edecek kişilerin de bilinçlenmesi gerektiği gerçeğinimi önümüze koyuyor?

    Yıllarca kimyasallarla kirletilen toprakların faydalı mikroorganizmalarla geri dönüşümü olacağının hala farkında değilller.Onlar farkında değilse mikroorganizmanın m sini bilemeyen , okuma yazması olmayan çifçimiz , üreticimiz nasıl farkında olsun veya kimler onları bilinçlendirsin?

    Tartışma bir üyenin organik ürün tavsiyesi istemesiyle başladı. Bu kişiye Bio one mikrobiyal gübre tavsiyesi yapan bir üyenin ardından yaşananlar:

    Tartışmanın konusu organik ve mikrobiyal gübreler , konvansiyonel tarım , organik tarım.

    [B]Mailler :[/B]

    [B]Murat Çiçekli :[/B]Bir Bitki Beslemeci olarak bu tür ürünlere ben hocus-pocus ürünleri diyorum. Genelde bu tür ürünlerde yapılan tavsiye şudur:
    "BU ÜRÜNÜ AT, BAŞKA HİÇ BİR ÜRÜN YA DA GÜBRE KULLANMANA GEREK YOK"
    Kısacası Hocus-Pocus ya da Abra-Kadabra diyorsunuz ve dekarda 30 ton domates ya da v.b.
    Ne güzel yaaa.

    Bunca yıl boşuna kullanmışız 15-15-15, 20-20-0, DAP,MAP, A.NİTRAT vb. gübreleri. Meğer bunca yıl soymuş bizi büyük gübre firmaları...
    Lütfen artık beyler... Yıl 2010... Bu işlerin bakteriyle makteriyle olmayacağını anlayın artık...
    Yaptır Toprak Analizini, ver klasik kimyasal gübreni, destekle organik maddeyle (Hayvan gübresi, kompost v.b.) Sonra bak bakalım verime...

    [B]Fuat Dugan :[/B]murat bey size katılıyorum. kesinlikle organik ve inorganik gübrelerin beraber kullanılması ve analiz sonuçları dikkate alınarak yapılan gübrelemelerin daha doğru olduğu kanısındayım. profesyonel tarımda olasılıklara yer yoktur. doğal şartlar hariç. fakat bu vb. ürünler zaten toprak faunasında var olan bakterilerdir. toprakta yaşamayan hiç bir bakteriyi toprağa uygulayamazsı nız. uyuşmazlık olur. bizler yetirince doğal düzeni bozduk. şimdi onların öz evlatları olan toprak bakterilerini bile kendimiz için bozuyoruz. iyi ve nizami ölçüler dahilinde bu vb. bakterileri kullanmak doğal dengeyi tekrar sağlayabilir. ama yine ağır gübresi olmadan bakterilerden verim alamassınız. organik maddesi zayıf topraklarda bu ürün hiçbir işe yaramaz.

    [B]Osman Elçi : [/B]Öncelikle değerli bilgilerinizi ve vaktinizi paylaştığınız için hepinize çok teşekkür ederim.Lakin benim sıkıntım şu organik tarım yapıyorum bu sebeple inorganik gübreye nasıl yer vereceğim?!!

    [B]Prof. Dr. Nurgül Türemiş [/B] :Murat Bey,
    Siz organik tarıma karşı olabilirsiniz . sizin tercihiniz. Ama lütfen kabul edin dünyada organik tarım diye bir tarım şekli var ve istatistikleri izlerseniz her yıl da artış gösteriyor. Bakterilerin konvansiyonel tarım yapılan alanlarda çalışamaması neticesinde biz bu duruma geldik. Organik tarımda amaç toprağın organik maddesini yükseltmek ve konvansiyonel tarımla bozulan mikrobiyolojik dengeyi yeniden kurmaktır. Bizler nasıl sizin tercihinize müdahale etmiyorsak sizler de organik tarımcılara eleştirel yaklaşmayınız. Benim eşim 7-8 senedir organik tarım yapıyor. şu anda hastalık ve zararlılara karşı ilaç kullanımı neredeyse sıfırlandı. gübre işini de yeşil gübre, kompost, çiftlik gübresi ve bakteri gübreleriyle çözüyor. Hem de ekonomik şekilde. Yani gün gelecek konvansiyonel ürünler organik ürünlerden daha pahalı satılacak. girdilerin yüksekliği nedeniyle. Bu süre de çok uzak değil. En fazla 5-6 yıl sonra. Evet kısa vadede çözüme ulaşabilirsiniz Dap Map vb gübrelerle ama ya gelecek? İlerde bizden sonra insanlar tarım yapacak yer bulamayınca ne olacak? Ben bu günü kurtarayım sonra ne olursa olsun diyorsanız size söyleyecek sözüm yoktur. İyi günler dileğiyle...

    [B]Sinan Bultar :[/B]Sayın Nurgül Hocam

    Organik Tarım ile ilgili söylemleriniz çok kesin ve katı. Dünyada hızla artan nufüs ve açlık sorunu kol geziyor birim alandan yüksek verim sağlanmazsa açlık tahlikesi giderek büyüyecek insanlar bırakın güvenli gıdayı, gıda bulmakta zorlanacak bu olasılığı yüksek bir öngörü sizlerinde bildiği üzere. Diğer taraftanta lüks bir sınıf var onlarında derdi kalıntısız ari gıda temini ve önemli bir pazar. Yani klasik tarım anlayışı için bir zorunluluk içerisinde olduğumuz gibi gelir sağlamak için organik ürün pazarında da yer almak gerekir. Bu konulara tek değil çoklu anlamda baktığımızda her görüş kendince doğrular barındarmaktadı r.
    Diğer bir konu ise çözümü henüz organik tarım olmayan bilinçsiz ilaç ve gübre kullanım durumudur. Ekonomik zarar eşiği tespit edilmeden ve yanlış doz yanlış zaman yanlış etkli madde vb teknik durumlar göz ardı edilerek yapılan ilaçlama ve toprak analizsiz gübreleme gibi sorunlar vardır derhal çözülmesi gereken. Organik tarım unsurları ile kök kanseri nematod gibi etmenlere nasıl care bulabilirsiniz maliyetsiz olarak kaldıki bir çok hastalık ve zararlı vardır daha çaresi ufukta bile görülmeyen. Organik tarım şu zman diliminde zengin pazara hitap etmelidir. Kendi maddi döngüsü içerisinde birim alandan yüksek verimi sağlamak üzerine arge çalışmasına devam etmelidir. Klasik tarım sisteminin ikamesi olma hedefini kaybetmemelidir. Bugün için ise 5-6 sene sonra her yer organik tarım olacak gibi fantastik düşüncelerden arınmalıdır. Bence en iyimser 50 yıl sonra belki dünya tarımının %10 u dediğiniz gibi olabilir saygılarımla.. ..

    [B]Prof. Dr. Nurgül Türemiş :[/B]Sinan Bey Merhaba,
    Ben 5-6 yıl sonra her yer organik olacak demedim yanlış anladınız. konvansiyonel üretimin maliyeti organik üretimin maliyetini geçecek ve konvansiyonel ürünler daha pahalı satılmak durumunda olacak dedim. Bu sadece benim öngörüm de değil. Uzman pek çok kişinin tespiti bu. Bundan yıllar önce silifkeli çilek üreticileri dekara 1-1.5ton ürün alırken iyi para kazanıyorlardı ve aralarından pek çok çilek zengini çıkmıştı. Peki bugün durum nasıl. dekara 4 tonun altına düştüğümüzde para kazanamıyoruz diyorlar. Nedeni de girdilerin (ilaç ve gübre) fazlalığı. Yani maliyet daha yüksek. Organik ürünler ülkemizde pahalı ancak arz talep dengesizliğinden. Almanya'da marketlere gidip baktınız mı organik reyonlara. Konvansiyonelle arasında en fazla %20 fark var. Nedeni de rekabet. Aynı ürünü çok sayıda firma üretiyor. Ama orada organik ürünlere talep de çok fazla. Gelelim açlığa. Konvansiyonel tarım dünyada açlığa ne kadar çare oldu acaba. Açlığın sebebi gıdanın yetersizliği mi sizce yoksa altında başka nedenler mi yatıyor. Bunlar tamamen politik. Organik tarımın Ülkemizde ilk başladığı yıllarda İlaç ve gübre firmaları yaygarayı kopardılar. Organik tarımda verim düşer, herkes aç kalacak. kalite düşer vs. O zamanlar korkularının sebebi depolarında bol miktarda ilaç ve gübre stokları vardı. Şimdi sakinlediler. Zira o zamandan bu zamana Ar-ge departmanları nı seferber ederek biyolojik ürün çalıştılar. Bir zamanlar sentetik ilaç ve gübre üreten pek çok firma şimdi biyolojik ürün satmaya başladı. Yanı aslında onlar herkesten fazla gördüler doğruyu. Evet şu an reklama girmesin diye isim zikretmiyorum ama söylediğiniz hastalık ve zararlıların hepsinin biyolojik çözümleri var. Bitkiler doğal ortamlarında zaten hastalık ve zararlılara dayanıklı yetişiyor. Yani biraz sabırla doğa kendi çözümünü üretiyor. Sizin de sözünü ettiğiniz gibi eğer bu kadar yanlış uygulama olmasaydı belki de organik tarım diye bir tarım şekli de olmayacaktı. Ben olayın insan sağlığı boyutuna hiç girmiyorum. Bunu halk sağlığı doktorları çok güzel anlatıyor. İnsanların ille de organik tarım yaparak sertifika alması da gerekmiyor. Sağlıklı girdilerle de konvansiyonel tarım yapılabilir. Global Gap'in de çıkış noktası bu değil mi zaten. Evet Sinan Bey Türkiyede organik tarım yapan oldukça fazla üretici var. Benim üzüldüğüm bu üretilen ürünlerin tamamına yakınının hiç yurtiçi pazarına uğramadan yurt dışına gitmesi. Yani biz o tertemiz topraklarımızda üretiyoruz, biz yemiyoruz buyurun siz yiyin diyoruz. Eğer biz organik ürün tüketsek inanın o zaman Ülkemizde de organik ürünler herkesin sofrasında yerini alacaktır. Dekara verim durumuna gelince uzun vadede organik ürünlerde dekara verim konvansiyoneli geçiyor. Bilimsel çalışmalarla ortaya konulmuş durumda.Yeter ki biraz sabır.....İyi çalışmalar diliyorum.
    Konu Roa tarafından (03-06-2010 Saat 01:47 ) değiştirilmiştir.

  3. #3
    Roa
    Roa isimli Üye şimdilik offline konumundadır
    Doğa File Atom Karınca Roa - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    May 2010
    Yaş
    38
    Mesajlar
    1.968
    [B]Murat Çiçekli :[/B]
    Değerli Hocam,

    Birden niçin böyle bir yazı yazdığınızı anlayamadım ama sanki benim organik tarıma karşı olduğumu düşünüyorsunuz. Bilakis ben yıllarca organik tarım sektöründe çalıştım. Firmalara proje hazırladım, bilimsel çalışmalar yaptım,yüksek lisans tezim bile organik üzerinedir ve hatta beni tanıyanlar bilir bir sertifikasyon firmasında kontrolör olarakda görev yaptım. Tüm bunları yapmış biri elbette organik tarıma karşı olmaz, aksine en büyük savunucusu olmalıdır.
    Benim söylemek istediğim bu tür gübreler hakkında piyasada genel intiba, "bu gübreyi at, başkada bir şey kullanma" yönünde olan kısmı. Bunun ne organik tarımda ne de konvansiyonel tarımda mümkün olmadığı herkes tarafından çok iyi bilinmekte.
    Bu nedenle bu tür gübrelere benim yaklaşımım her zaman hocus-pocus ya da Abra-Kadabra gübreleri olacaktır. 1 ton domatesin 4kg azot kaldırdığını hesaba katarsak, 100 litre suya 200-500 cc gibi bir bio-gübre uygulayıp sonra da "bunu at, başka bir şey atmana gerek yok" gibi bir mantık bizi tarımda zor bir dönemeçe sokar ve zaten zor durumda olan Türk çiftçisi, elinde kalan son arazilerinide bankalara ipotek yaparak hayatını sürdürür gider. Bu ülkede hala çeşme suyuna kırmızı boya katan, bunu domatese attığında kızartığını söyleyen ve satan kişiler ve bunlara da inanıp satın alan üreticiler var.

    Tabi tüm bunlar benim naçizane kendi fikirlerim. Katılırsınız katılmazsınız onu bilemem. Ama bilim insanı olarak söylediklerimde çok da fazla yanlış bir şeyler olmadığına inandığınızı düşünüyorum aynı sektöre gönül vermiş kişiler olarak...

    Sonsuz Saygılarımla.. .

  4. #4
    Doğa File Atom Karınca kumpinarı - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jan 2010
    Mesajlar
    10.286
    Hımm, bizde [U][B]Hocus-Pocus ya da Abra-Kadabra[/B][/U] yapıyormuşuz
    [url]http://kumpinari.com/[/url]

  5. #5
    Doğa File Atom Karınca kumpinarı - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jan 2010
    Mesajlar
    10.286
    Hatta bugünde yaptık
    [url]http://kumpinari.com/[/url]

  6. #6
    Doğa File Atom Karınca bari - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jan 2010
    Mesajlar
    1.300
    ASlında bakteriyel ürünler tabikide kendi başına mucize beklememek doğal zaten, piyasada bilinen firmalar uyarısını yapıyor, topraktaki besinlerin bitkiler tarafından alımını kolaylaştırdığı, kendi başına gübre olmadığını...

  7. #7
    Doğa File Atom Karınca denizakvaryumu - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Dec 2007
    Mesajlar
    1.830
    Merak ettiğim hususlardan biri de Fukuoka nın Japonya'da tarım yapan bir çiftçi olmasına rağmen kitabında neden hiç EM den söz etmediği ???

  8. #8
    Doğa File Atom Karınca kumpinarı - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jan 2010
    Mesajlar
    10.286
    Belki Dr. Higa'yı sevmiyordur

    Şaka bir yana Fukuoka yaşıyormu, onun zamanında bu kadar tanınmış değildir belkide EM.
    [url]http://kumpinari.com/[/url]

  9. #9
    Roa
    Roa isimli Üye şimdilik offline konumundadır
    Doğa File Atom Karınca Roa - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    May 2010
    Yaş
    38
    Mesajlar
    1.968
    Yeni mailler

    [B]Prof. Dr. Nurgül Türemiş[/B] :
    Murat Bey Merhaba,
    Bazı firmaların söylediği bu gübreyi at başka bir şet kullanmana gerek yok söylemine tabii ki ben de katılmıyorum. Böyle söyleyenleri de uyarıyorum. Zira ortamda besin elementi olmalı. Mikroorganizmaları n da çalışması buna bağlı. Ancak bozulan toprağımızın kısa sürede yeniden eski haline dönebilmesi için de bakteri, mikoriza vb mikroorganizmalara da ihtiyaç var. Ben bu gübrelerin bazılarını test ettim. ve yakında yayınlanacak. Aynı ortam kullanılmış bitkisel materyalde belirgin bir şekilde kontrole göre kök gelişmesi gözledik. Aynı gelişme üst aksamda da oldu. Yani hokus pokus değil. Ortamda da 1:1 oranında perlit ve çiftlik gübresi kompostu var. Kökler daha sağlıklı vs. Deneme sonuçları firmaya resmi olarak verildiğinde sizler de göreceksiniz. Piyasa'da dediğiniz şekilde uydurma gübreler var. Ben de görüyorum. Ama lütfen hepsini aynı kefeye koymayalım. O zaman bu işe gönül vermiş ciddi çalışan firmalar da zor duruma düşebilir. Ben sırf bu yüzden gübre denemelerini bölümde yaptırıyorum. Kendi gözümle görmek için. O nedenle lütfen Üniversitelerde hocalarımızın yaptığı çalışmalar olursa onları dikkate alalım. Bizler o çalışmaların altına imzayı rastgele atmıyoruz. Çiftçimizin durumu uygulamanın içinde olduğum için beni de çok üzüyor. Kulaktan duyma komşusundan görme şeklinde yetiştiricilik sistemi almış başını gidiyor. Piyasada gördüğüm kadarıyla çok eğitimli danışmanlar var. Ama çiftçimizin danışman kullanma adeti yok. Devlet teşvik olsun diye çiftçiye danışmanlık ücreti (cüzi de olsa) desteği veriyor. Çoğunun bundan haberi yok. Yanlış gübre, yanlış ilaç, gereksiz masraf, gereksiz yere doğayı kirletme olayı ne yazık ki o kadar yaygın. Zamanla, eğitimle, Türk çiftçisini olması gereken yere taşıyacağız. Ben kendi adıma bu tip eğitimlere gücüm yettiğince katılmaya çalışıyorum. Piyasada fırsatçı dediğimiz çiftçinin saflığından yararlanmaya çalışan firmalar çok. Kriz zamanları bu tip insanlar çoğalır. Elimden geldiğince bildiğim kadarıyla ulaşabildiğim çiftçileri uyarıyorum. Bu sadece gübrelerde değil bitkisel ve hayvansal materyalde ve değişik tarımsal girdilerde hep yapılıyor. Ülkesini seven tüm zirai danışmanların çiftçinin yanında olup onun madur olmaması için gayret göstermesi gerekir diye düşünüyorum. Zira Türkiye bir tarım Ülkesi. Gelişmemiz de tarımla olacaktır. Ama İyi tarımla....sevgiler

    [B]Mustafa KÜLCÜ :[/B] Organik tarım ve konvansiyonel tarımın artıları ve eksileri belli,
    Murat Beyin söylediği sihirbazlar cirit atıp vurgun yapmasa sorun yok ancak
    piyasada her ürün mucize diye sunulup sonrada kayboluyor . Konvansiyonel
    tarım ve organik tarım iç içe giriyor ve bir süre sonra modern işletmelerde belkide değişik bir üretim anlaışıyla ortaya çıkacak. Tabi bir yanlış anlamada organik kökenli ürünlerin her zaman sağlıklı olduğu, organik kökenli ilaçların zararsız olduğu dur. Raf ömrü ve ticari değeri
    zayıf, lezzet olarak geriden gelen, dolapta 3-5 günde çöküp çöpe atılan, aldığınız marketlerde "organik" streç filmlerle "organik" köpük tabaklara sarılmış yada "organik" plastik kaplara konulmuş bu ürünler bence tartışmaya açıktır. Organiğin en güzek tarafı hedefin ve amacın bencillikten uzak bir şekilde sağlık olmasıdır. Ancak işin içine ticaret girince bu tür şeyler değişir. GDO ile ilgili herkes attı tuttu ama kimse organik soya ve mısırların gdo lu olduğunu söylemedi. Kapitalist düzenin baskıları insanlarda maddiyat hırsının sınırsızlığı bizi hep
    yanlışlara sürüklüyor. Ne yazıkki organik tarımda kapitalism kar araçlarından birisi olarak ortaya çıkıyor. Kendimizi kandırmayıp sağlıklı ürünlere, ne ilaç atıldığı açık açık söylenebilen menşei belli
    ürünlere bakalım. Hiç bir şey tamamen doğru yada tamamen yanlış olamaz.
    İyi çalışmalar..


    [B]Amaç Keskin :[/B] Organik ziraatin yapılacağı yerde hayvancılık şart, keza gübre lazım, aksi
    halde taşıma su ile değirmen dönmez, zaten ekonomisi bozuk çiftçinin çiftçinin organik gübreleri piyasadan alması zor, keza dekara en az 1 ton organik madde verilmeli, ( birçok kitapta 4-5 yılda bir kere 4-5 ton der) , şayet 1 ton organik gübre üç otuz para ise atılır, ama bizde organik
    gübrelerin 25 kg çuvalı bir dünya para, birde bu ürünleri pazarlayan arkadaşlar maalesef dekara 25- 50 kg gibi komik rakamlar uygulatmaya çalışınca işin içinden çıkılmaz bir hal alıyor.
    Kısaca:
    1- Organik üretim yapacak köyde hayvancılık şart
    2- Bakteri, gübre, hayvan gübresi, ne kullanılacaksa kullanılsın, öncelikle
    toprak ıslahı şart ( özellikle pH ve E.C )
    3- Sabır ve çalışkan olmak şart, keza konvansiyonel tarımdaki tembellikler
    organik tarımda felaket getirir ( konvansiyonelde fırfırla 50 kg 15.15.15
    atmak, dekara 4-5 ton ahır gübresi atmaktan daha kolay, raund up tarzı
    kökünü kazıyan herbisit atmak, bu otları elle yolmaktan daha kolay, vs...)
    4- Yeşil gübre şart, özellikle bakla ekimi şart
    6- Solucan ve bakteri faaliyetlerinin artması için 5 yılda 1 defa dipkazan -
    subsoiler - toprağın patlatılması şart
    6- Doğada o kadar çok malzeme var ki organik gübre sınıfına giren, bu
    hammadde kaynağına sahip herkesin yeterli bilgiye sahip olmadan, satacakları
    ürünü çiftçi açısından fizibilitesini yapmadan, olur olmaz yere organik
    tarım sektörüne tedarikçi olmaması şart! Saygılar
    Konu Roa tarafından (03-06-2010 Saat 22:11 ) değiştirilmiştir.

  10. #10
    Doğa File Atom Karınca denizakvaryumu - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Dec 2007
    Mesajlar
    1.830
    Alıntı kumpinarı´isimli üyeden alıntı [Sadece kayıtlı kullanıcılarımız bağlantıları görebilir. Kaydolmak içinburaya tıklayınız..]

    Şaka bir yana Fukuoka yaşıyormu, onun zamanında bu kadar tanınmış değildir belkide EM.

    98 yaşında ve hala tarım yapıyor...55 dönüm arazisi var.

    Eğer bir mail adresi olsaydı soracaktım ...

    Kayhan Bey belki Japonya'daki EM yöneticileri aracılığı ile bir açıklama yapar
    Konu denizakvaryumu tarafından (03-06-2010 Saat 22:18 ) değiştirilmiştir.

Tags for this Thread

Bookmarks

Yetkileriniz

  • Yeni konu gönderemezsiniz
  • Gönderilere cevap gönderemezsiniz
  • Eklentiekleyemezsiniz
  • Gönderilerinizi düzenleyemezsiniz
  •