1 den 10´e kadar. Toplam 10 sayfa bulundu

Konu: Arıları kışa hazırlama, kış bakımı, kışlatma.

  1. #1
    Doğa File Atom Karınca kumpinarı - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jan 2010
    Mesajlar
    10.286

    Arıları kışa hazırlama, kış bakımı, kışlatma.

    Arılarda bal hasadının yapılması, o sezonun bitmiş yeni bir sezonun başlaması anlamına gelir ki, [B][I]bu dönemde yapılacak her türlü bakım ve ihmal gelecek tüm bir yıla yansıyacaktır. [/I][/B]Bu nedenle bal hasadından hemen sonra sonbahar bakımına başlanmalıdır.

    [B]Kış İçin Gerekli Yiyeceğin Bırakılması
    [/B]
    Kolonilere kış yiyeceği olarak bal ve polen depolanmış petekler bırakılır. Ancak petekler tamamen balla dolu olmayıp alt yarılarındaki gözler boş olmalıdır. Çünkü kışın arılar bal dolu gözler üzerinde değil, peteklerin balla dolu kısmının hemen altındaki boş gözler üzerinde salkım kurarlar

    Özellikle ilkbaharda taze polen gelmeye başlayıncaya kadar ki dönemde arıların yavru yetiştirmeyi başlatıp sürdürebilmeleri için bırakılan ballı peteklerin 3-4 tanesinde aynı zamanda yeterince polen de olmalıdır. Genel kural olarak kuluçkalıktaki bal hasat edilmeyip arıya bırakılmalıdır.

    [B]Ana Arının Durumu, Zayıf Koloniler ve Hastalık Kontrolü
    [/B]

    Yapılacak kontrollerde arı mevcudu az olan zayıf koloniler, anasız, ana arısı yaşlanmış, verimsiz ve sakat olan koloniler birleştirilmelidir. Başarılı kışlatma için mutlak surette sonbaharda bir dönem yavru üretimi sağlanarak [B]kışa GENÇ ARI ve ANA ARI ile girilmelidir.[/B]

    Yapılacak denetimlerde herhangi bir hastalık tespit edilen kolonilerde gerekli önlemler alınmalı ve tedavi edilmelidir. Sonbahar teşvik yemlemesinden sonraki kuluçka aktivitelerinin çok azaldığı dönemlerde sonbahar dönemi varroa mücadelesi mutlaka yapılmalıdır.

    Bu koşullar dikkate alındıktan sonra diğer önemli hususlar ise;

    Kovanların sağlamlığı gözden geçirilerek gerekirse değiştirilmeli

    Kovandaki arılı, yavrulu ballı-polenli çerçeveler düzenlenerek fazla petekler alınmalıdır.

    Kovanda herhangi bir hastalık ve zararlı varsa gerekli müdahaleler yapılmalı

    En sondaki çerçevenin yanına bölme tahtası konularak boş kalan kısımdan soğuğun girmesi engellenmelidir

    Kovanlar bir sehpa üzerine oturtulmalı

    Koloniler rüzgar almayan ve mümkünse üstü kapalı bir arılıkta kışlatmaya bırakılmalı

    Kovan uçuş delikleri daraltılmalı

    Kovan örtü bezi soğuğu geçirmeyen bir malzemeden seçilmeli örtü beziyle kovan arasına kovanda oluşacak nemi çekmesi için gazete kağıdı örtülmeli

    Kabartılmış petekler arıcıya tekrar gerekli olacağından muhafazası çok önemlidir. İyi muhafaza edilmeyen petekler mum güvesi ve fare gibi zararlılarına maruz kalabilir. Petekler izole edilmiş bir odada kükürt yakılarak çıkan dumanla fumige edilmeli.Kükürtün alevsiz duman şeklinde verilmeli, arada bir oda havalandırılarak içerde oluşan nemin çıkması sağlanmalıdır

    [B]Sonbahar Beslemesi
    [/B]
    Kolonilere yeterince bal ve polen stoku bırakılmış olsa bile bal hasadından sonra şurupla besleme yapılmalıdır. Sonbahar yemlemesi için hazırlanan şeker şurubunun şeker-su oranı 2:1 (2 kısım şeker-1 kısım su) olmalıdır.

    Koloniler kışa girerken ve kıştan çıkarken bal stokları yeterli değilse o zaman katı yem (kek) ile besleme yapılır.

    [B]Kek Yapımı
    [/B]1 kısım bal 35-40C'ye kadar ısıtılarak 3 kısım pudra şekeri ile iyice karıştırılır. Elde edilen karışım 0.5-1 kg'lik poşetlere yerleştirilip, poşetin alt kısmı kesilerek arılı çerçeveler üzerine yerleştirilir. Bununla birlikte kek hazırlamada polen açığı bulunan bölge ve dönemlerde bu açığın kapatılması için süt tozu, bira mayası ve yağı tamamen alınmış soya fasulyesi unu gibi proteince zengin maddeler karıştırılarak arıların protein ve vitamin ihtiyacı karşılanabilir.

    Kek hazırlama ve uygulamada dikkat edilecek husus kekin kovan içi ısısında eriyerek arıların üzerine akmayacak katılıkta ve arılar tarafından tüketilebilecek yumuşaklıkta olmasıdır.

    [B]KIŞLATMA[/B]

    [B]Arıları Kışa Hazırlama ve Kışlatma
    [/B]
    Arıların kışlatılacağı arılık; kuzeyi kapalı güneyi açık ve mümkünse üstü kapalı yerler seçilmelidir. Açık arılıklar ise rüzgar almayan, su tutmayan ve nem biriktirmeyen yerler olmalıdır.

    Kovanlar mutlaka yerden 30-40 yüksekliğinde bir sehpa üzerine konulmalıdır.

    Kovan içi sıcaklık 14 C° ye düştüğünde arılar kış salkımı yaparlar salkımın merkezi 33C, dış yüzeyinde ise 5-8 C'dir. Salkımdan herhangi bir nedenle düşen arı tekrar salkıma çıkamaz ve ölür. Bu nedenle kışlatma yeri olarak arıların kış salkımını bozacak gürültü ve sesten uzak yerler seçilmelidir.

    Kovanların uçuş delikleri içindeki arılı çerçeve sayısı dikkate alınarak Uygun malzeme ile daraltılmalıdır.

    Kaynak : Ordu arıcılık enstitüsü.
    [url]http://kumpinari.com/[/url]

  2. #2
    Doğa File Atom Karınca kumpinarı - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jan 2010
    Mesajlar
    10.286
    Tüm kaynaklarda en önemli dönem olarak gösterilen bu dönem, bizimde geçmişte yaptıgımız hatalarla dolu.

    Bu dönemde (hasat sonu, hasat başı) yapılacaklar [B]farkedilsin[/B] düşüncesiyle ayrı başlık açtım.
    [url]http://kumpinari.com/[/url]

  3. #3
    Doğa File Atom Karınca kumpinarı - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jan 2010
    Mesajlar
    10.286
    [B]ARICILIKTA KEKİN YARARLARI,ZAMANSIZ KULLANIMINDA ZARARLARI
    [/B]

    Öncelikle bir canlıyla çalıştığımızı unutmamalıyız,ve bu canlının bir ömrü var ve bu ömrü en iyi şekilde yaşaması gerekir.İşçi arıların ömrüne bir göz atar isek,yumurtadan 21 günde işçi arı olarak doğuyor,20 ün iç hizmetlerde çalışıyor,20 gün civarı da dışarı çalışıp ölüyor.Bu süreler daima önem taşır bu hesapları devamlı yapmamız lazım.Arıların nektar akımına hazırlanmasında kesin bu süreler dikkate alınmalıdır.Toplamda yumurtadan ölüme bu hesaplara göre 60 gün vardır.Yada yumurtadan doğuma kadar bölümü çıkarırsak 40 günde ölüyor.Burada en ilginç bir şey var,40 günde ölen arılar kışa denk geldiklerinde 5- 6 aya varan ömürlere ulaşıyorlar.

    [B]Birde arıların yaşadıkları ortama bir göz atıyoruz.14 derece altına düştüğünde ısı,arıların kasları işlevlerini azaltıyor.10 derecenin altına düştüğünde de uçmazlar.7 dereceden aşağıdaki ısılara maruz kalırsa felç olup kıvrana,kıvrana ölüyorlar.[/B]Arılar normal hallerinde bırakılırsa bu yukarda sayılanlar doğal olarak tekrar edecektir.Ama dışardan müdahalede bulunursanız 10 derecede bile arı uçmaya başlar ve çoğu telef olur bunu yazının sonunda yazacağım.

    Birde bu arı dediğimiz canlı ömrü boyunca polen hariç sıvıyla hayatını devam ettirir.Poleni de kullanırken ve yerken değişik işlemlerden geçirdiğini biliyoruz.Peki arı kek yer mi diye bir soru sorarsak kendimize?.Arı keki her zaman yer,kışın ortasında ver gene salkımı bozar kekle uğraşır.Çünkü dışarıdaki ısı ne kadar düşerse düşsün kovan içinde belli bir değişken sıcaklık var.Salkımın merkezi farklı altı üstü farklı ısılardadır.Keki yedikçe de su ve dışkılıma ihtiyaçları olur,dışarı giden geriye gelemez.Kekin asıl zararı da bu değildir.

    [B]Peki keki ne zaman vereceğiz soruları sorulabilir.[/B]Benim şimdiki geldiğim nokta kek artık besleme ürünü değildir.Adı üstünde arıları kek leme de kullanılır.Yurt dışına baktığımızda Almanya ve Kosova’da arılara kek verildikleri tarihleri inceledim.Son bal hasadından sonra hemen kek verme başladılar.Buralardaki tarihlerden biz ne kadar geriden gidiyoruz herkes kendi bölgesinde bunu hesaplamalı.Yurt dışındada kek arıları beslemekte kullanılmıyor.Arıyı beslemek istersen ver bir kilo şurubu hemen çekip depolasın.Ama bir kilo keki ver arı 15 gün didinsin dursun.Yurt dışında kek yavru üretiminde kullanılıyor.Bizim ülkemizde kek her zaman her derde deva oluyor.

    Birde doğal hayatta yaşayan arılara gene bir göz atar isek,bu arılara da hiç kimse ne kek nede şurup veriyor.Bunlarda hiç sorunsuz yaşamlarını devam ettiriyorlar.Dünyadaki arıcılarda arılarını doğal ortamdaki gibi bırakıyor,yapılması gerekenleri zamanında yapıp kenara çekilip baharı bekliyorlar.Türkiye’deki arıcılarda işler karışıyor.Benim anladığım arıyla insanı karıştırıyoruz.İnsanlarda kış salkımı yok ya,arılarda da olmaz diye bazı yiyecekler vermeden edemiyoruz.Sorunda burada başlıyor.Ülkemizde başı boş bir arıcılık var,bir şeyleri zamanında yapmamaktanmı kaynaklanıyor bilemiyorum.Ayrıcada nereden bu kek işi başladı ve devam ediyor orasıda ilginç.

    Arıcılığı bilinçli yapan ülkelere baktığımızda arılara kek veriliyor,veriliyor son baharda arı nüfusu doğra çıktığında keki kesip hemen invert şurupla tüm çıtalar bloke ettiriliyor.Burada bizim anlamadığımız bir başka olay ise şudur.Bizde arıcılarımız kek verirken bulundukları hava durumlarına bakıyorlar,kek verildiğinde önümüzdeki 45 günü etkilediğini hesap edenler yok.Kek demet artı yavru demek,çıkan yavruların yerlerinin balla doldurulması demektir .Bunu yapabilmek için yavruların çıkması için 21 gün gerekiyor 15 günde çıtaların bloke çalışması onun peşinden de açık balların de sırlanması gerekiyor.Bunların bir şablon içinde yapılması gerekiyor.Ülke olarak böyle bir şablonumuz maalesef yok.Ben bu gün kek verdim demekle olmuyor taa 45 gün sonrasını ve mevsim şartlarını düşüneceğiz bu işi yaparken.

    Şimdide kış arılarına kekin zararlarını yazalım.Yabancı ülkelere baktığımızda kekle doruğa çıkan kış arısı nüfusuna onlar neler yapıyor bizler neler yapıyoruz.Burada yapılan işlemler arıların ömürlerini kısaltmamalı yani arıları yormamak lazım.Yabancı arıcılar buna çok önem ve özen gösteriyorlar.Kış soğukları gelmeden hemen invert şurupla kovanlardaki tüm boş çıtaları bloke ettirmeye başlıyorlar.Verilen şurup miktarı bir seferde 5 litre civarında,her çıkan yavru gözüne hemen şurup basılıyor.Yaklaşık 15 litre şurup 2-3 hafta içinde kovana verilip yavru da sonlandırılmış oluyor.Kışın yavru demek riziko demektir.Arının olur olmaz işler yapması demektir.Burada neden adamlar şeker şurubu değil de invert şurup veriyorlar soruları sorulabilir.Kışa girdik artık yavru yok,yukarda da bahsettik bu arının da bir ömrü var bu ömüre zeval gelmesin diye invert şurup veriliyor.Arı şurubu alsın ve hemen depolasın diye.İnver şurubun diğer adı da yapay baldır balla aşağı yukarı aynı özelliklerdedir.Arı hiç yorulmadan tüm çıtaları bloke ediyor ve huzurlu bir şekilde baharı beklemeye başlıyor. Kış arıları pisikoljik olarakta rahat stok problemi yok.

    Gelelim bizim yaptıklarımıza.Kışı olmayan yerlerimizde var orasıyla başka yerler karıştırılmasın.Yurtiçi kaynakları o kadar taradım kışın kek verin yada verilebilir diye bilimsel bir yayın yok.Kış olmayan yerlerde bile ekim ayında beslemeler kesilmiş ta şubata kadar.Arılara ne kek vermişler nede şurup.Kışa belli bir arıyla girdik.Bu arılar bizi bahara taşıyacak ve bu kış arılarınında yedeği yoktur.Hayvanlar kış salkımına girerken keki verirsek bu arıları acayip yormuş olacağız.Çoğu bırakın baharı kışın ortasında mevta olacaktır.Kış arılarının ömrünü kek vererek kısaltıyoruz.Arı kışın çalışmadığı zaman çok uzun süre yaşıyor,ama verilen kekler arıların ömrünü kısaltıyor.Şimdi tüm dünyadaki arıcılar yanlış bizmi doğrusunu yapıyoruz.Yada kışın arılara kek verildiğine dair kaynaklarımız nelerdir.Yapılan iş arının zaten tabiatına aykırıdır.[B]Sıvıyla yaşayan arıya katı yiyecek veriliyor,yaz ortasında olsa bir hedefimiz var bir ölürse üç doğuyor.Kışın böyle bir ihtimalde yok kendi elimizle arılarımızı bahara daha zayıf çıkarıyoruz.[/B]Birde bahardaki arı kayıplarının bence nedeni budur,kışın sağ kalanlar baharda son nefeslerini vermekte.Baharda o kadar hızlı ölüm oluyor ki diyorum herhalde kovanlarda arı kalmayacak.Kış sakımına hazırlanmış arıya şurup ve kek vermek arının ömründen çok şeyler götürüyor.Bunu daha bizim bilim adamlarımız henüz yazamadılar.Belkide kekçilerle anlaştılarki yazamıyorlar.Birde kek satıcıları vardır üç kuruş kazanacağım diye insanları yanlış yönlendirenler,bunlar kek verin derken kaynakları nelerdir açıklasınlar arının üstünden keki eksik etmeyin demekle bu işler olmaz.Sonuçta bu yazıları bilim adamıyım diyenler yazmalıydı.Tabi yazdıkları yazılarında faydalandığım kaynaklar deyip,bir sürü yabancı yayın verecektir.Onlar ne zaman yazar bilmiyorum ama ,bizim oralarda aş deliye kaldı derler.

    Not:Kış arılarının önemi yeni çıktı. Daha önce böyle söylemlerimiz yoktu, buna sebepte Almanya'daki kaynaklar.

    [url=http://bengittim.blogspot.com/2008/11/aricilikta-kekin-yararlarizamanisiz.html]ARICILIK VE ALİ TÜRK: ARICILIKTA KEKİN YARARLARI,ZAMANSIZ KULLANIMINDA ZARARLARI[/url]
    [url]http://kumpinari.com/[/url]

  4. #4
    Doğa File Atom Karınca kumpinarı - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jan 2010
    Mesajlar
    10.286
    Arıların beslenmesiyle ilgili, Ege araştırma enstitüsünün çalışması.

    [url]http://www.etae.gov.tr/yayin-ek/ciftci-bro/122-ciftcibro.pdf[/url]
    [url]http://kumpinari.com/[/url]

  5. #5
    Doğa Dostu
    Üyelik tarihi
    Oct 2010
    Mesajlar
    1
    Sayın Kumpınarı biz amatör olarak arıcılıkla uğraşmaktayız.Yeterli bilgiye sahip olmadığımız için bal üretim ve ana arı konusunda sıkıntı yaşıyoruz.Kolonilerde sık ana ölümleri ile karşılaşıyoruz.Kek konusundaki yazınızı okudum.Biz yazları Isparta'da,kışları Antalya'da arılarımızı konaklatıyoruz.Tabiki Antalya'ya çok arı geldiğinden varoa mücadelesinde de yetersiz kalıyoruz.Hangi ilaçları ne şekilde kullanırsak sonuca ulaşırız?Yardımcı olursanız seviniriz.Ayrıca biz kış mevsiminde arılarımıza kek vermeli miyiz?Teşekkürler

  6. #6
    Doğa File Atom Karınca kumpinarı - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jan 2010
    Mesajlar
    10.286
    Alıntı HASAN YAVUZ´isimli üyeden alıntı [Sadece kayıtlı kullanıcılarımız bağlantıları görebilir. Kaydolmak içinburaya tıklayınız..]
    Sayın Kumpınarı biz amatör olarak arıcılıkla uğraşmaktayız.Yeterli bilgiye sahip olmadığımız için bal üretim ve ana arı konusunda sıkıntı yaşıyoruz.Kolonilerde sık ana ölümleri ile karşılaşıyoruz.Kek konusundaki yazınızı okudum.Biz yazları Isparta'da,kışları Antalya'da arılarımızı konaklatıyoruz.Tabiki Antalya'ya çok arı geldiğinden varoa mücadelesinde de yetersiz kalıyoruz.Hangi ilaçları ne şekilde kullanırsak sonuca ulaşırız?Yardımcı olursanız seviniriz.Ayrıca biz kış mevsiminde arılarımıza kek vermeli miyiz?Teşekkürler
    Hasan bey, forma hoşgeldiniz.

    Arıcılıkla ilgim benimde amatörce. Kış sonbahar beslemesinde ülkemizde malesef yeterli kaynak ve araştırma yok. Biri İzmir diğeri Ordu'daki enstitümüzdeki bilgiler yukarda. Hele bölgesel araştırma, yanı Akdeniz için farklı, İçanadolu için farklı, diğer bölgeler için yapılmış ayrı benim bildiğim araştırma ve sonuçları yok.

    Her alanda olduğu gibi bu konudada enstitülerimiz, üniversitelerimiz ve arıcılık birliklerimiz sınıfta kaldılar.

    Varoa için bu yıl Bayer firmasının üretigi bantları kullandık, fiyatı biraz yüksek, ayrıca etkilimidir belli değil, baharda seneye belli olur.

    Benim takip edip beğendiğim, arkadaşımında önerisi olan bu blogda yararlı bilgiler bulabilirsiniz.

    [url=http://mehmetyuksel1.blogspot.com/2010/10/ks-arlarnn-onemisonbahar-bakmvarroa.html]Mehmet Yüksel: Kış arılarının önemi,sonbahar bakımı,varroa mücadelesi,tel tabanlı kovanlar ve çekmecesi.[/url]

    Bir aksilik olmazsa geçen yıl yapamadığımız bu yıla ertelenen bir akademik çalışma bahçemizde yapılacak, bizde faydalanıp öğrenecegiz. Bu bilgileri, öğrenmek istediklerimizide orda sorup, öğrenecem. Onlarıda duyururum.
    [url]http://kumpinari.com/[/url]

  7. #7
    Doğa File Atom Karınca denizakvaryumu - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Dec 2007
    Mesajlar
    1.830
    Çekmeceli kovanlarda ilaçların etkili olup olmadığı görülüyor.

    Kovanlarınızın hepsini polen kapanlı ve altta çekmeceli olarak yapın.

    Ölen varraolar çekmeceye düşünce görülüp, ilacın etkili olup olmadığı anlaşılıyor.

  8. #8
    Doğa Dostu
    Üyelik tarihi
    Dec 2010
    Mesajlar
    1
    merhaba dağda ağaç gövdesinden balı alınmış arısı dağıtılmış 1-2 çıtalık falan arıyı toplayarak eve getirdimbu iştende hiç anlamam ama bu hayvanları yaşatmayı çok istiyorum çünkü bu hayvanları çok sevdim 3 çıtalık bir kovan yaptım koydum dayadım balı önlerine şimdi balsız iki çıtada yavru var 1 çıtada da bal var şu anda çıtaların üstünde de kek var bu arıların kışı çıkarabilmesi için ne yapmam gerekir (kovanıda dıştan 2 kat sıtrafor köpük kapladım üşümesinler diye ) yardımcı olursanız sevinirim

  9. #9
    Doğa File Atom Karınca kumpinarı - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jan 2010
    Mesajlar
    10.286
    Alıntı kodeş´isimli üyeden alıntı [Sadece kayıtlı kullanıcılarımız bağlantıları görebilir. Kaydolmak içinburaya tıklayınız..]
    merhaba dağda ağaç gövdesinden balı alınmış arısı dağıtılmış 1-2 çıtalık falan arıyı toplayarak eve getirdimbu iştende hiç anlamam ama bu hayvanları yaşatmayı çok istiyorum çünkü bu hayvanları çok sevdim 3 çıtalık bir kovan yaptım koydum dayadım balı önlerine şimdi balsız iki çıtada yavru var 1 çıtada da bal var şu anda çıtaların üstünde de kek var bu arıların kışı çıkarabilmesi için ne yapmam gerekir (kovanıda dıştan 2 kat sıtrafor köpük kapladım üşümesinler diye ) yardımcı olursanız sevinirim
    Sn. kodeş, forma hoşgeldiniz.

    Yapılacakları yapmışsınız Besinsiz kalmamalı, kış soğuklarından ölmemeli, anaları (kıraliçe) olmalı.

    Kışlatma, aslında bulundugunuz iklimlede ilgili.
    [url]http://kumpinari.com/[/url]

  10. #10
    Doğa File Atom Karınca kumpinarı - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jan 2010
    Mesajlar
    10.286
    Geçen hafta köyde, dayıoğlunun bir kovanını hısımlara sorduk, arılar öldü dediler.

    Eşşek arılarının hucümuna, istilasına uğramiş.

    Kovanlar üsten havalandırmasız eski kovanlar, uçuş delikleride aksine büyük.

    Arı fiyatlarıda yeni koloni almalarını önlemiş.
    [url]http://kumpinari.com/[/url]

Tags for this Thread

Bookmarks

Yetkileriniz

  • Yeni konu gönderemezsiniz
  • Gönderilere cevap gönderemezsiniz
  • Eklentiekleyemezsiniz
  • Gönderilerinizi düzenleyemezsiniz
  •