İbreliler.com: Doğa, Ağaç, Bitki, Çiçek, Bahçe, Meyve, Kaktüs, Sebze, Sulama, Budama, Gübreleme... Right Header














Favori Bitkini Seç
Favori Bitkim

Geri git   İbreliler.com: Doğa, Ağaç, Bitki, Çiçek, Bahçe, Meyve, Kaktüs, Sebze, Sulama, Budama, Gübreleme... > Bakım > Zararlılar ve Hastalıklar
Connect with Facebook

Şamil Fidancilik Goji Berry Aronia Fidanı
Cevapla
 
LinkBack Seçenekler Stil
Alt 18-08-2010, 23:20   #11 (permalink)
Doğa File
Atom Karınca
kumpinarı - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 

PROJE ADI :ÜLKESEL CANAVAROTU (Orobanche spp.) PROJESİ
PROJE NO :TÜBİTAK 105G080
KOORDİNATÖR ENST. :ADANA ZİRAİ MÜCADELE ARAŞTIRMA ENSTİTÜSÜ
KOORDİNATÖR : Dr. EDA AKSOY
BAŞLAMA VE BİTİŞ T. :15.082006-15.08.2010
TOPLAM BÜTÇE :850 256 YTL

Dünyada pek çok ülkede ve yurdumuzda bazı önemli kültür bitkilerinin (mercimek, bakla, domates, patates, tütün, ayçiçeği vb.) üretimi canavarotları (Orobanche spp.) tarafından tehlike altına alınmıştır. Bu tehlike nedeni ile canavar otlarının konukçusu olduğu kültür bitkilerinin ekim alanı bazı ülkelerde her geçen yıl daralmakta, canavarotu ile ağır bulaşık tarlalarda üreticiler üretim yapmaktan vazgeçmektedirler.
Canavarotlarının yüz binlerce tohum üretmesi, tohumlarının uzun yıllar canlılığını yitirmeden toprakta kalabilmesi ve bu tohumların çok küçük olması nedeniyle çevreye çok kolayca yayılabilmesi bu yabancı otla mücadeleyi zorlaştıran önemli özelliklerindendir. Bunların yanısıra tam parazit bir yabancı ot olup konukçusu ile çok sıkı ilişkisinden dolayı da bir çok kültür bitkisinde ne yazık ki bu yabancı ota karşı ekonomik ve etkili bir kontrol yöntemi geliştirilememiştir. Canavar otlarına karşı kontrol yöntemlerinin yetersiz kalması da bu yabancı otlarının tarımsal alanlarda her geçen gün öneminin artmasına neden olmaktadır. Canavar otları ile ilgili sorunun boyutu yurdumuzun bazı bölgelerinde belirlenmiş olmasına rağmen, bir çok bölgesinde henüz bilinmemektedir. Bu nedenle çalışmada öncelikle canavarotu sorununun boyutu ülkesel çapta ele alınarak bu yabancı otun konukçusu olan kültür bitkilerindeki (mercimek, domates, patates, ayçiçeği, tütün) canavarotu türleri ile bunların yaygınlık ve yoğunlukları belirlenecektir. Ayrıca başta domates olmak üzere canavar otlarının konukçusu olan kültür bitkilerini yetiştiren üreticilerden her yıl artan şekilde, gerek tarım il ve ilçe müdürlüklerine, gerek araştırma enstitüleri yada üniversitelere şikayetlerin gelmesi ve gelen bu soru ve şikayetler karşısında üreticilere tatmin edici çözümlerin önerilememesi bu çalışmanın planlanmasında ana rolü üstlenmiştir. Bu nedenle patates, domates ve mercimekte sorun olan canavar otlarının mücadelesine yönelik olarak 6 araştırma enstitüsü, ve Tarımsal Araştırmalar Genel Müdürlüğü, 9 üniversite ve bir adette ilaç firmasının katıldığı toplam 37 araştırıcının ve 17 farklı kurumun iş birliğiyle canavarotu sorunun üzerine hep birlikte gidilecektir. Dört yıl boyunca yoğun emeklerle, pek çok konuda araştırmalar yapılarak (bu yabancı otların üzerlerindeki böcek yada hastalık etmenlerinin saptanması, çimlenme biyolojilerine yönelik çalışmalar, bu yabancı otla mücadelede doğal gübrelerin ve pek çok alleleopatik bitki yada bazı atıkların etkisinin ortaya konulması, tuzak bitki, mücadelede en uygun ekim zamanı ve çeşidin saptanması, örtü altındaki domateste sorun olan canavarotu için solarizasyon ve değişik malçların denenmesi, biyolojik mücadele ve kimyasal mücadele çalışmaları) elde edilecek sonuçlar gerek görsel ve yazılı basın yolu ile gerekse de tarla başlarında oluşturulacak çiftçi sınıfları ile hazırlanacak olan kitapçık ve broşürler ile üreticilere duyurulacaktır. Çalışmanın başında ve sonunda yapılacak olan üretici anketleriyle de etki analizleri tamamlanacak ve hem araştırma hem de yayım kolu olan bu çalışmanın hedefine ne ölçüde ulaştığı bilimsel olarak ortaya konulacaktır.

Devamı ve kaynak : [Link Görmek ve Forumumuzdan Yararlanmak İçin Üye Olmasınız. ]

[Link Görmek ve Forumumuzdan Yararlanmak İçin Üye Olmasınız. ]
kumpinarı isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Bu mesaja teşekkür eden kullanıcılar:
Roa (19-08-2010)
Alt 18-08-2010, 23:22   #12 (permalink)
Doğa File
Atom Karınca
kumpinarı - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 

AYÇİÇEĞİNDE OROBANŞ PARAZİTİ ve MÜCADELESİ
Dr. Yalçın KAYA

Orobanş (Orobanche spp.) ülkemizde ve ayçiçeği tarımı yapılan Avrupa ve Balkan ülkelerinde, ayçiçeğinde önemli verim azalmalarına sebep olan bir parazit bitkidir. Shindrova ve ark. (199, ayçiçeğinde orobanş parazitinin bindane ağırlığını, tanedeki yağ ve protein oranını, bitki boyunu, tabla çapını ve bitki başına verimi azalttığını, ancak tanenin yağ asitleri ve kalite kompozisyonunda herhangi bir değişiklikte bulunmadığını ortaya koymuşlardır. Bu parazit, değişik çevre ve iklim koşullarında yeni fizyolojik ırklar oluşturmakta ve bunlara dayanıklı ayçiçeği geliştirilse bile, tekrar ortaya çıkarak problem olmaktadır. Ülkemizde ve dünyada bu konuda yoğun olarak gerek dayanıklı çeşit geliştirme, gerekse orobanşın kimyasal olarak kontrolü şeklinde araştırmalar devam etmektedir.

Orobanş parazitinin kökleri, ayçiçeğinden su ve bitki besin maddelerini alacak şekilde özelleşmiş ve yaprakları küçülmüştür. Farklı renklerde çiçekleri taşıyan dalsız sapları vardır. Meyvesi kapsül şeklinde olup, çok küçük siyah-kahverengi tohumlara (0.4 mm) sahiptir. Bir orobanş bitkisinin yaklaşık 200 bin adetten fazla tohuma sahip olduğu literatürlerde bildirilmektedir. Tohumların çok küçük ve hafif olması nedeniyle, toprak işleme aletleri, su ve rüzgar ile kolayca yayılmakta ve toprakta canlılığını 15-20 yıl süreyle muhafaza edebilmektedir.

Parazitin konukçu bitki olarak ayçiçeği köklerine enfeksiyonundaki aşamaları şöyledir. Orobanş ayçiçeği bitkisinin köklerinden çıkan salgılar ile uyarılarak çimlenir ve çim tübü değişimlere uğrayarak konukçu bitkinin köklerine tutunabileceği bir organ oluşturur. Parazit bu organ sayesinde bitki köklerine tutunarak, hızlı hücre bölünmesiyle dairemsi yumru kökçükleri oluşturarak kökün içine girer.

Yapılan araştırmalar ayçiçeğinde orobanş parazitine dayanıklılığın bu devrede bitki kök hücrelerinin çeperinin kalınlığıyla ilgili olduğunu ve kalın hücre çeperine sahip çeşitlerde orobanşın çimlendikten sonra kökçüklerin kalın hücre çeperinden içeri giremediğini ve öldüğünü tespit etmişlerdir. Hatta bu şekilde, orobanşa dayanıklı çeşitlerin ekilmesiyle orobanş populasyonda azalma sağlanarak orobanşın direncinin kırılacağı vurgulanmıştır.

Orobanş paraziti konukçu bitkinin köklerinin içine girdikten sonra iletim demetlerine ulaşır ve buradan beslenerek orobanş bitkisini yani sap ve diğer organlarını meydana getirir. Görüldüğü üzere orobanş toprak yüzeyinde görülünceye kadar fazla miktarda bitkiye zarar verir ve parazitle mücadele çok erken devrede başlanılması son derece önemlidir.Bunlardan en önemlisi de dayanıklı çeşittir. Az veya orta derecede orobanşa dayanıklı çeşitlerde ise daha önce bahsedilen kök hücre çeperlerinin kalınlığı ya orobanşın çimlenmesine izin vererek fazla gelişmeden toprak altından kuruyarak ölecek ya da çok az miktarda parazit bitkinin toprak yüzeyine çıkarak yaşamasına müsade edecektir.

Orobanşın çimlenebilmesi için gerekli optimum toprak sıcaklığı 15-25 º C olup, 25 º C nin üzerindeki sıcaklıklarda çimlenmede bir azalma meydana geldiği tespit edilmiştir. (Ekiz, 1970). Yine toprak sıcaklığının bu oranlardan az olması orobanşın toprak yüzeyinde görülme zamanını geciktirmektedir. Orobanşın gelişmesi için gerekli bir diğer faktörde her bitki için önemli olan toprakta yeterli suyun veya nemin olmasıdır. Bu nedenle, ayçiçeğinde yapılan geç ekimlerde orobanş yoğunluğunda büyük azalmalar meydana getirmektedir. Yapılan araştırmalarda orobanşın toprak yüzeyinde ilk olarak görülmesi ekim zamanı ve çeşitlere göre ekimden itibaren 27-65 gün arasında değiştiği ortaya konulmuştur (Uludere ve ark, 198. Aydın ve Mutlu (1996), ayçiçeği köklerinde görülen orobanş miktarının çiçeklenme zamanında maksimuma ulaştığını ve Edirne koşullarında erken ekimlerde (Nisan) geç ekimlere (Mayıs-Haziran) nazaran daha fazla orobanş görüldüğünü gözlemlemişlerdir.
Orobanşın dayanıklı çeşit kullanımı dışında kontrolü için bir çok yöntem ve uygulamalar yapılmıştır. Ayçiçeği dışında çimlenme için salgı veren bazı bitkilerin (keten, mısır, sorgum, vb.) kapan olarak kullanılması, orobanşın tohum çıkarmadan önce elle toplanması, toprağın naylon ile kaplanarak ısıtılması gibi yöntemler pahalı ve fazla işgücü gerektirmesi gibi nedenlerden dolayı pratikte uygulama imkanı bulamamıştır. Orobanş tohumlarının 15-20 yıl gibi bir süre toprakta canlılığını koruması ekim nöbetini de uygulamadan çıkarmaktadır. En uygun kültürel işleminde, yüzeydeki orobanş tohumlarını derine gömmesi nedeniyle, tarlanın ayçiçeği ekiminden önce derin sürüm olduğu araştırmacılar tarafından tespit edilmiştir (Pedzolt ve ark, 1993). Yine Trifluarin tekipli ilaçlarla yapılan yabancı ot mücadelesinin ve fazla miktarda sulamanın orobanş zararını azalttığı görülmektedir.

Yapılan araştırmalar, Fusarium oxysporum ve Rhizoctinia solani gibi solgunluk etmeni mantarların da orobanş kontrolünde etkili bir biçimde kullanılabileceğini ortaya koymuştur. Ancak orobanş ile mücadelede yüksek oranda etkili yöntemlerden biri de orobanş bitkilerinin çiçek organlarını ve kapsüllerini yiyerek zarar yapan Phytomyza orobanchia Kalt. böceğinin kullanılmasıdır. Araştırmalar, bu böceğin larvalarının orobanşta % 37-69 oranında ölümlere sebep olduğu ve diğerlerinde de tohum bağlama oranlarının düştüğünü göstermiştir.

Orobanş ile mücadelede dayanıklı çeşitlerinin kullanılmasından sonra, en etkili mücadele de, son yıllarda ruhsat alan İmazapic terkipli OROBAN ticari isimli ilacın ekimden sonra iki defa (37.5 gr + 37.5 gr ) uygulamasıdır. Yapılan denemeler, bu kimyasal ilacın %100 e varan oranda etkili olduğunu ortaya koymuştur. Ekimden sonra bitkinin 8-10 ve 14-16 yapraklı devrelerde iki defa uygulanması gerekmektedir.

Yukarıda bahsedilen mücadele yöntemleri gösteriyor ki, yapılan tüm kültürel işlemler, uygulanan kimyasal ilaçlar, orobanşı belli bir ölçüde kontrol etmekte ve ek bir maliyet getirmektedir. Bu nedenle orobanşla en etkili, en ucuz, en pratik yöntem dayanıklı çeşit geliştirmektir.

İlk olarak 1956 yılında ülkemizde problem olan orobanş, 1960 yıllarının başında Rusya’dan dayanıklı Vniimik çeşitleri getirilmesiyle sorun çözülmüştür. 1981 yılında da orobanşın yeni ırkları tekrar Trakya bölgesinde görülmüş ve Trakya Tarımsal Araştırma Enstitüsü’nce yapılan çalışmalar sonucunda bu yeni ırkların ülkemizde yayılış alanları ve hangi ırkların bulunduğu ve gerek enstitüce gerekse özel şirketlerce geliştirilen ve yurt dışından getirilen dayanıklı çeşitlerle sorun çözülmüştür. Ancak son birkaç yıldır, gerek ülkemizde, gerekse diğer Doğu Avrupa ülkelerinde ve İspanya da, orobanş yeni ırk veya ırklar ortaya çıkararak problem olmaya başlamıştır. Bundan da anlaşılacağı üzere, orobanş paraziti dayanıklı çeşitlere karşı, yaklaşık her yirmi yılda bir kendini yenileyerek, dayanıklılık mekanizmasını kırmaktadır. Bu nedenle Trakya bölgesinde bu yeni ırkların yayılış alanlarının ve hangi ırklarının mevcut olduğunun tespiti ve bunlara dayanıklı çeşitlerin geliştirilmesi gerekmektedir. Irkların tespiti ve dayanıklı çeşitlerin belirlenmesi yönünde çalışmalar devam etmektedir.

LİTERATÜR LİSTESİ:

* Aydın, A. ve H. Mutlu. 1996. Broomrape development on sunflower planted at different dates. Helia. 19(25) pp. 105-110.
* Pedzolt, K., Y. Nemli, and J. Sneyd. 1993. Integrated control of Orobanche cumana in sunflower. 3th International Workshop on Orobanche. 8-12.1993. Amsterdam. Netherlands.
* Shindrova, P. P. Ivanov, ve V. Nikolova. 1998. Effect of broomrape (Orobanche cumana Wallr.) intensity of attack on some morphological and biochemical indices of sunflower (Helianthus annuus L.). Helia. 21(29) pp. 55-62.
* Uludere, Ö.A., M Salihoğlu, Ç. Sarı, ve B, Çukadar. 1988. Trakya’da Yeniden Görülen orobanşın (Orobanche cumana. Wallr.) ırk tespiti ile dünyada ve Türkiye de üretilen başlıca ayçiçeği çeşitlerinin ve bazı hatların dayanıklılık durumları. Sonuç Raporu. Trakya Tarımsal Araştırma Enstitüsü.

[Link Görmek ve Forumumuzdan Yararlanmak İçin Üye Olmasınız. ]
kumpinarı isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
2 kullanıcı kumpinarı kullanıcısının yazmış olduğu bu mesaja teşekkür etti :
abdullah (19-08-2010), Roa (19-08-2010)
Alt 19-08-2010, 21:31   #13 (permalink)
Atom Karınca
Atom Karınca
idris senol - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 

Ayçiçek tarlaların kabusu
idris senol isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Bu mesaja teşekkür eden kullanıcılar:
Roa (19-08-2010)
Alt 19-08-2010, 21:52   #14 (permalink)
Doğa File
Atom Karınca
bari - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 

Yer kirazınada konukçu olabiliyor.. Ben tek tük görüyorum diplerinde...
bari isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Bu mesaja teşekkür eden kullanıcılar:
Roa (19-08-2010)
Alt 19-08-2010, 21:59   #15 (permalink)
Doğa File
Atom Karınca
kumpinarı - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 

İlerde çok konuşulacak bir zararlı. En az bulunduğu bölgelerden biri karadenizmiş. Sn. Asena oralarda var mı?

[Link Görmek ve Forumumuzdan Yararlanmak İçin Üye Olmasınız. ]
kumpinarı isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 23-05-2011, 12:47   #16 (permalink)
Atom Karınca
Atom Karınca
Varsayılan Resim
 

Muz'un çevresinde vardı, yabani ot ilacı attım, canavar otları soldu kuruyor ama muz da kuruyor olmalı ki bir türlü yaprak çıkarmadı. Otlar muzun gövdesine 40 cm uzaklıktaydı. Canavar otu asalak olunca kökleri faydalandığı bitkinin kökleri ile yapışık. Demek ki etkiledi.
nariçi isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Bu mesaja teşekkür eden kullanıcılar:
sonulman (23-05-2011)
Alt 21-06-2011, 22:25   #17 (permalink)
Doğa File
Atom Karınca
kumpinarı - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 

Dev ayçiçeğin yanında gördüm, bir kaç güne iyice çıkarlar...
kumpinarı isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 21-06-2011, 22:41   #18 (permalink)
Atom Karınca
Atom Karınca
asena -athena - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 

Alıntı:
kumpinarı´isimli üyeden alıntı
Mesajı göster

İlerde çok konuşulacak bir zararlı. En az bulunduğu bölgelerden biri karadenizmiş. Sn. Asena oralarda var mı?
Mehmet bey yazınızı şimdi gördüm nasıl bir ot olduğunu bilmedğim için bir şey söyliyemiyeceğim.
asena -athena isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 21-06-2011, 22:44   #19 (permalink)
Doğa File
Atom Karınca
kumpinarı - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 

İnşallah hiç görmezsiniz
kumpinarı isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Bu mesaja teşekkür eden kullanıcılar:
asena -athena (21-06-2011)
Alt 31-07-2011, 20:48   #20 (permalink)
Doğa File
Atom Karınca
kumpinarı - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 

Her gördüğümde söküyorum, her gittiğimde yenisini görüyorum


[Link Görmek ve Forumumuzdan Yararlanmak İçin Üye Olmasınız. ]
kumpinarı isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Bookmarks

Etiketler
alarmı, canavar, otu, tarımda

Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
BB kodu is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML KodlarıKapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık
Yeni konu gönderemezsiniz
Gönderilere cevap gönderemezsiniz
Eklentiekleyemezsiniz
Gönderilerinizi düzenleyemezsiniz


Bütün Zaman Ayarları WEZ +2 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 12:31 .