Güzel görünüşlü ve dekoratif 500 Türkiye bitkisinin fotoğrafları ile tanıtıldığı bu kitap doğaseverler ve çiçek meraklıları için geniş kapsamlı, bilimsel ve özgün bir başvuru kaynağı.
Yazarın kendi çektiği fotoğraflara ve özel araştırmalarına dayanarak hazırlanan kitapta yurdumuzun çeşitli yörelerinde yetişen bitkilerden örnekler ve bu bitkilere ait toplam 644 fotoğraf bulunmakta.
Yaşadığı ortamı güzelleştirmek için yurdumuzun bitkilerini değerlendirmek, süsleme alanında kurutulmuş bitkilerden yararlanarak çeşitli ürünler oluşturmak isteyenler içn de bir kılavuz ve esin kaynağı niteliği
[Link Görmek ve Forumumuzdan Yararlanmak İçin Üye Olmasınız. ] adresinden 31.50 YTl ye alabilirsiniz.
Türkiye Bitkileri Sözlüğü/ Türkçe- Latince/ Latince- Türkçe/ Bitki Adlarının Özel Açıklamaları
Prof. Dr. Ertan Tuzlacı
ALFA YAYINLARI
Bilimsel araştırmalara ve kanıtlara dayanarak hazırlanan bu sözlük Türkiye bitkilerinin günümüzde geçerli yerli adlarını ve bunların Latince karşılıklarını içermektedir. Kitapta ayrıca yerli adların saptandığı yöreler belirtilmiş, bu adların kökenleri ve anlamları hakkında bilgiler verilmiş.
Bu kitap, bitkilerle ilgi duyan herkes için kapsamlı bir başvuru kaynağıdır.
·Bitki adları hakkında genel bilgiler
·Bitki adlarının kaynakları
·Yurtdışı ve yurtiçi kaynaklı adlar
·Bitki adlarının Türkiye’deki yaygınlığı
·Bitki adlarında karışıklıklar ve nedenleri
·Sözlükte ilgili bazı açıklamalar
Türkiye’nin bitki örtüsünün zenginliği ile doğa koruma anlayışını birleştiren 480 sayfalık bu yayında 400 renkli resim ve 122 harita yer almakta.
Kitapta 122 alan botanik, coğrafi ve jeolojik özellikleriyle tanıtılmakta ve doğa koruma açısından karşı karşıya bulundukları tehlikeler hakkında bilgi verilmekte.
Satış fiyatı 50 YTL (DHKD üyelerine %10 indirimli) olan “Türkiye’nin 122 Önemli Bitki Alanı” kitabını Doğal Hayatı Koruma Derneği’nden (DHKD) temin edebilirsiniz.
Kitabın adresinize karşı taraf ödemeli gönderilmesini isterseniz;
Garanti Bankası, Eminönü şubesi (705) 6298232 hesap numarasına bedelini yatırıp dekontunu adınız, soyadınız, telefon numaranız ve adresiniz ile
birlikte (212) 528 20 90 numaralı faksa yollayıp(212) 513 21 73 nolu telefondan Gül Şirin ile irtibat kurun. ( DHKD )
Tam 10 bin çeşit çiçek türüne sahip Türkiye`de her yıl 60 yeni tür daha keşfediliyor ve bu türlerin yüzde 34`e yakını ise sadece Türkiye`de bulunuyor. Belgesel yapımcısı Fatih Orbay Türkiye`nin eşsiz florasını belgeleyen fotoğraflarını Tekfen Holding`in 50`inci yılı nedeniyle hazırlanan özel bir kitapta topladı.
Fotoğrafları tamamen doğada çekilen, bitkilerin tür ve adları konusunda geniş bir uzman kadrosunun destek verdiği kitapta, yaklaşık 15 bin dialık bir arşivden özel olarak seçilen 306 adet fotoğraf yer alıyor. Bu sıradışı arşivin oluşturulabilmesi için Fatih Orbay ve ekibi, her mevsimde, Türkiye`nin her bölgesine, ulaşılması en güç yerlerine özel dört çeker bir motorvan ile gitti. Her yıl ortalama 50-60 bin km yol kat eden Orbay ve ekibi, Türkiye`nin el değmemiş bölgelerinin bitki örtüsü zenginliğinin olağanüstü bir görsellikle sunan bu çalışmayı tamamladı.
Çiçek isimlerinin Latince, Türkçe ve İngilizce verildiği kitap, Dünya Aktüel ile seçkin kitapevlerinde ve Cornucopia Dergisi işbirliği ile Nisan ayında satışa sunuluyor.
İngilizce ve Türkçe olarak hazırlanan `Anadolu`nun Renkleri` kitabının İngilizce editörlüğünü ünlü İngiliz botanik uzmanı Martyn Rix yaptı. Rix kitapla ilgili yaptığı değerlendimede, böylesine güzel görüntülerin sadece birkaç yılda bir, birkaç günlüğüne ortaya çıkıp kaybolduğunu söylüyor ve ekliyor: `Bu kitap, Türkiye`nin el değmemiş bölgelerinin çiçek zenginliğinin, belki de bir daha görme şansı bulamayacağımız olağanüstü bir kaydını oluşturuyor`
Kitabın Türkiye`nin bitki örtüsünün korunması yolunda gösterilecek çabalara önderlik edeceğini umduğunu söyleyen Doğal Hayatı Koruma Derneği Başkanı Prof. Dr. Neriman Özhatay ise şunları söylüyor: `Türkiye`nin olağanüstü bitki zenginliğinin sadece bilim çevrelerinde tanınması yeterli değildir; bu kitaptaki estetik ve belgesel değeri yüksek fotoğraflar, bu sessiz güzelliklerin farklı çevrelere tanıtılması için çok önemli araçlar olacaktır.` diye özetliyor.
[Link Görmek ve Forumumuzdan Yararlanmak İçin Üye Olmasınız. ]
Türkiye, doğal değerleri açısından dünyanın en zengin ülkelerinden biridir. Avrupa, Asya ve Afrika kıtalarının ortasında yer alan bu ilginç ülke, tropik bölgeler hariç bütün ülkelerden daha fazla tür çeşitliliğine sahip. Dünyanın evrim tablosu içinde, geçirdiği buzul devirlerinin doğal sonucu olarak canlı türlerinin yer değiştirmesi sırasında, bu coğrafyada önemli sayıda birikme oluşarak bugünkü sıradışı zengin kompozisyon oluşmuştur. Bu hareketli ve renkli ülkede, Akdeniz, kara, okyanus olmak üzere üç ana iklim kuşağı egemendir; dolayısıyla Akdeniz, Avrupa-Sibirya ve İran-Turan gibi bitkisel coğrafya bölgeleri de varlığını sürdürür. Dünyanın başka hiçbir ülkesinde böyle bir çeşitlilik tablosu bulunmamaktadır. Bütün Avrupa ülkelerinin ortalama yüksekliği 200 metre iken, Türkiye’nin ortalama yüksekliği 1100 metredir. Geniş bir kıyı şeridine sahip Türkiye’nin, deniz seviyesinden 5000 metrenin üzerine kadar uzanan ve yüksekliğe göre değişen yaşama alanlarının arasında da büyük farklılıklar mevcuttur.
Ayrıca deniz, göl ve akarsular çevresinde gelişen sulak alanlar, bozkır ve tuzcul çayırlar, insan eli değmemiş doğal ormanlar, çok yüksek ısı farklılıklarının yaşandığı, çok az ve çok fazla yağış alan bölgelerinde bulunan habitatları, çok sayıda canlıya doğal yaşama olanağı sağlar. Böyle bir tablo içinde Türkiye’de 3022’si endemik olan –alttür, varyete ve hibritlerle– 10765 çeşit çiçekli bitki ve eğrelti türü yaşar. Türkiye’deki her üç çiçekten biri endemiktir; yani sadece Türkiye’de yetişen ve dünyanın başka hiçbir ülkesinde bulunmayan nadir türlerdir. Türkiye’nin çiçekleri listesinde her hafta, yeni keşfedilen bir tür eklenmektedir.
Kısaca söyleyebiliriz ki, Türkiye her tür canlı için dünyanın en değerli yaşama alanlarından biridir. Bu gerçeği, kırsal bölgede yaşayan insanlar daha iyi bilir ve nimetlerinden daha çok yararlanır, ama onlar da zaman içinde bu hazineyi kanıksayıp yaşama telaşına dalar. Kentlerde yaşayanlar ise, çoğunlukla bu önemli değerlerden bihaberdirler. Oysa yaşadığımız dünyayı, ülkeyi ve çevremizi tanımak yaşam kalitemizi de geliştirir.
Bugün, doğanın bir parçası olduğunu fark edemeyen insanlar çoğunlukta olduğu için, doğayla ilgilenenleri, çiçek-böcekle uğraşan gayrı ciddi romantikler olarak tanımlayıp hor görüyorlar. Oysa insanlığın bunalımlı bu kaostan kurtulmasının tek yolu, var oluş bütünlüğünün bir parçası olan kendini tanımasıdır. Zaman ve zemin ne olursa olsun, liderler de bütün insanlara bunu telkin etmiştir. Hz. Muhammed der ki: “Ekmek bedeni besler, ama çiçekler de ruhu besler.” Yeni bir devrin mimarı Fatih Sultan Mehmet 15. yüzyılda kendi resmini yaptırırken, elinde kılıçla değil, gerçek gelişmişliğin mesajını verircesine çiçekle poz vermiştir.
Estetik değerler insanların yarattığı spekülatif unsurlar değil, bütün doğada var olan mutlak değerlerdir. Çiçekler bu gerçeği kanıtlarcasına renk kompozisyonları ve çarpıcı formlarıyla mucizevi güzellikler sunar. Anadolu’nun Renkleri isimli kitapta, Türkiye çiçeklerinin kısa botanik bilgilerinin yanı sıra, görsel çekiciliklerine ağırlık verildi. Kitapta yer alan 307 fotoğraf, 20 yıllık çalışmanın ürünü olan yaklaşık 15000 diadan oluşan bir arşivden özenle seçildi. Fotoğrafların seçimi yapılırken, nadir ve görsel çekiciliği olan türlere öncelik verildi. Bu sıradışı arşivin oluşturulabilmesi için özellikle son on yılda özel dört çeker bir motorvan ile her yıl ortalama 50-60 bin km. yol kat edildi. Her mevsimde, Türkiye’nin her bölgesine, ulaşılması en güç yerlerine gidildi. Çekimlerde, Nikon F4, Hasselblad, çeşitli aksesuarlar ve Fuji Velvia filmler kullanıldı.
Türkiye’nin tanıtımı amacıyla, seneler boyunca yurtiçinde ve yurtdışında New York, Paris, Tokyo gibi önemli başkentlerde bu arşivden seçilen fotoğraflarla oluşturulan sergiler gerçekleştirildi. Yirmi yıllık çalışmanın ürünü olan bu kitapta, Anadolu’nun çiçeklerini tanıtmayı, bu konudaki bilgi açığını kapatmaya katkıyı ve belki de, hepsinden önce, bu ülkenin birbirinden güzel, zarif çiçeklerinin renkleriyle, biçimleriyle söylediklerine tercüman olmayı amaçladım.
Fatih Orbay
This book celebrates flowers from different areas of Turkey, including many of the rarest and most beautiful species.
Fatih Orbay`s remarkable photography is technically superb and of stunning clarity, and his close-up pictures show many details of the flowers that are normally overlooked. The book is a worthy summary of twenty years of photography, often in very remote areas and of sights that last only a few days and cannot be seen every year. It is a wonderful record of the unique - and endangered - richness of Turkey`s wild flowers.
Born in Ankara, in 1946, Fatih Orbay, a graduate of Middle Eastern Technical University, has had two careers in parallel: as a presenter and producer of television programmes for TRT, and as a professional photographer. Since 1987 he has succeeded in combining his deep and long-held interest in the natural world with his professional skills by shooting nature documentaries. Among the titles he has made are The Lost World, Storm Valley, A Walk to the Clouds, Four Seasons of Anatolia, Birds of Turkey, Wetlands: The Sources of Life, and The Living Treasure.
Flowers of Anatolia, for which he has carefully chosen the photographs from his own archive of 15,000 images, is Fatih Orbay’s first book.
Türkiye çiçekleri yüzyıllardır hem bu ülkenin insanlarının, hem de dışarıdan gelen ziyaretçilerin hayranlığını toplamış ve bir hazine değerinde görülmüştür. Zambak, sümbül ve süsen familyaları gibi büyüleyici bitki ailelerinden bazıları özellikle Akdeniz sahilinin, Toros dağlarının ve Anadolu platosunun yarı kurak topraklarının ayrılmaz bir parçası olmuştur.
Ülkedeki soğanlı bitkilerin harika renk ve formlara sahip çiçeklerine 15. yüzyıldan itibaren Osmanlı padişahları tarafından da büyük değer verilmiştir. Kutsal Roma Germen imparatorunun Kanuni Sultan Süleyman’a gönderdiği bir elçi gördüğü çiçeklere hayran kalmış; lale, şahtuğ ve diğer çiçeklerin soğanlarını Viyana’ya göndermiştir. Burada melezleştirilen bu çiçeklerin kısa zaman içinde büyük miktarlarda üretimine başlanmış, daha sonra da –özellikle son yüzyılda– Türkiye’den Hollanda’ya büyük miktarlarda yabani soğan ihraç edilmiştir. Neyse ki, satılmak için toplanan bu çiçekler bugün hak ettikleri saygıyı görmektedir ve yurtdışına ihraç edilmek üzere doğal ortamlarında yeniden yetiştirilmeye başlanmışlardır.
Çiçek açan soğanlı bitkiler Türkiye’nin her köşesinde bulunmakla birlikte özellikle Akdeniz kıyılarında ve yakın dağlarda çok yaygındır. Bu bölge siklamen, sümbül, düğünçiçeği, dağlalesi ve nergis gibi tarımı yapılan çiçeklerin yanı sıra başka yabani türlerin de anavatanıdır.
Anadolu’nun yüksek bölgelerinde, dondurucu kış ve kurak yaz aylarının hüküm sürdüğü bozkırlarda, dikenli otlar ve süpürgeotları tümüyle kendilerine özgü bir yaşam formu oluştururlar. Geven ve çobanyastığı gibi türler ise, koyunlar tarafından kemirilerek tüketilen diğer tüm bitkilerin tersine kesif öbekler oluşturarak hayatta kalmayı başarırlar. Karadeniz dağlarının yüksek çayırlıkları ve sarp yamaçları ile Van, Hakkâri ve Doğu Anadolu Bölgesi’nin yüksek kesimleri, çançiçeği, kantaron ve çuhaçiçeği gibi Kafkasya, Alpler ve diğer Avrupa dağlarındaki türlerle akraba olan ve bahar-yaz aylarında otlakları renk cümbüşüne boğan kozmopolit bir floraya sahiptir.
Batı Anadolu’nun Uludağ ve Kaz Dağı gibi zirveleri, çoğunlukla başka Akdeniz bitkilerinin bodur formlarından oluşan kendi endemik türlerini barındırmaktadır. Tüm bu farklı bölgelerdeki çiçekler, işte bu kitabın içeriğini oluşturuyor; nadir ve olağanüstü güzellikteki türlerin birçoğu Fatih Orbay’ın çarpıcı fotoğraflarında hayat buluyor. Orbay’ın teknik açıdan mükemmel ve şaşırtıcı netlikteki yakın plan çekimleri, çiçeklerin kolaylıkla gözden kaçabilecek ayrıntılarını tüm açıklığıyla ortaya koyuyor.
Çiçeklerin kendi el değmemiş habitatlarında adeta bir kilim deseni oluşturan bu manzaraları, bitki dünyasının mükemmel güzellikleri kadar, fotoğrafçının hünerini (ve şansını) da gösteren ender örneklerdir. Böylesine güzel görüntüler sadece birkaç yılda bir, birkaç günlüğüne ortaya çıkıp kaybolur. Bu nedenle elinizdeki kitap, çoğu ücra bölgelerde gerçekleştirilmiş yirmi yıllık bir fotoğrafçılık çabasının özetidir. Turizmin gelişmesiyle birlikte belki de bu el değmemiş bölgeler tahribata uğrayacak ve buralarda yetişen çiçekler sonsuza değin yok olacak. Bu kitap Türkiye’nin el değmemiş bölgelerinin floral zenginliğinin, belki de bir daha görme şansı bulamayacağımız olağanüstü bir kaydını oluşturmaktadır.
Ülkemizde doğal olarak yetişen çiçekli bitkilerimizin önemli bir kısmının kimliği niteliğinde olan bu kitap, ağırlıklı olarak Avusturyalı Botanikçi Dr. Friedrike SORGER'in Türkiye'de çok uzun yıllar boyunca gerçekleştirdiği botanik gezileri sırasında çektiği ilginç ve son derece güzel çiçeklerimizin doğadaki fotoğraflarını içermektedir. Bu eser, doğanın ve onun engin güzelliklerinin dostları olan doğaseverlere Türkiye'nin doğal çiçek zenginliklerini yetişme ortamı koşulları ile birlikte sergilemenin ve bilinmeyen çiçekleri tanıtmanın yanında, yeryüzünde bir milyar yılın üzerinde bir zamanda oluşmuş biyolojik çeşitliliğin korunmasına da katkıda bulunacaktır. Nitekim doğayı en iyi şekilde koruma yolunun, onu tanımamızdan ve sevmemizden geçtiği açıktır. Bu anlayış içinde kitapta, doğaseverlere ve ilgililere Türkiye'de doğal olarak yetişen çiçekler ve çiçekli bitki türlerinin önemli bir kısmı, bazı botanik özellikleriyle birlikte tanıtılmaya çalışılmaktadır.
Çevre ve Orman Bakanlığı , Zonguldak Karaelmas Üniversitesi işbirliği
ile , Prof. Dr. Metin Sarıbaş , Prof Dr. Mustafa Sözen , Prof. Dr. Oktay Özkazanç
Doç.Dr. Güray Uyar , Yrd. Doç.Dr. Ayşe Kaplan tarafından hazırlanarak yayınlandı.
576 sayfalık kitapta Zonguldak iline ait flora , fauna ayrıntılı olarak incelenmiş.
kitap elime bugün geçtiğinden bunlar ilk bilgiler.
Kitaba ulaşmamı sağlayan Sn. Prof. Dr. Mustafa SÖZEN hocama çok teşekkür ederken
çektiği fotoğrafların güzelliğini de belirtmeden geçemeyeceğim.
Bu konu başlığı çok güzel olmuş. Forumdaki en faydalı bölümlerinden bir olmuş. Rakun teşekkürler. Kumpınraı eklediğiniz pdf formatlı kitaptan akçaağaçlarla ilgili güzel bilgiler edindim. Akçaağaçlar da bizim orta anadolu için oldukça dayanıklı bir türmüş. Özellikle şimşir incelemeye değer. Teşekkürer.