Geçen yıl böğürtlenler son zamanda siyahlaşmadan kızarıp kaldı. Çok sert bir durumdaydı. Bu sene de öyle olmaması için ne yapılabileceğini bilen var mı?
Bilimadamları tarafından yapılan araştırmalar, kanser ve tansiyona karşı böğürtlenin etkili olduğunu gösterdi.
Ordu Üniversitesi (ODÜ) Ziraat Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Turan Karadeniz, yapılan araştırmaların böğürtlenin kanser ve tümör hücrelerinin büyümesini engellediğini ortaya koyduğunu bu yüzden kansere karşı böğürtlen tüketilmesinin faydalı olacağını söyledi.
Karadeniz, Ordu'da fındığın ya da kivinin yerine alternatif olarak üretimine başlanan böğürtleninin giderek yaygınlaştığını söyledi.
Son yıllarda artan böğürtlen yetiştiriciliğinin dikkat çekici olduğunu ifade eden Karadeniz, Ordu'da yılda 4 ton böğürtlen üretildiğini, bu rakamın gelecek yıllarda artmasını umduklarını söyledi.
Böğürtlenin kilosunun 6-7 TL'den satıldığını ve üreticilerin pazar sıkıntısı yaşamadıklarını anlatan Karadeniz, buna rağmen pek ç ok insanın böğürtlenin "bir şifa kaynağı" olduğunu bilmediğini vurguladı.
Böğürtlende "ellagic asit" bulunduğunu, araştırmaların bu asidin kanser ve tümör hücrelerinin büyümesini engellediğini ortaya koyduğunu anlatan Prof. Dr. Karadeniz, "Laboratuvar ortamlarında yapılan çalışmalarda, kanserin başlangıcını ellagic asidin engellediği görülmüştür. İçeriğinde bol miktarda ellagic asid bulunan böğürtlen, bu yüzden, kansere karşı bire bir yararlıdır. Kanser ve tümör hücrelerinin büyümesini engellediği araşt ırmalarla ortaya konulan böğürtlenin, kansere karşı tüketilmesi faydalı olacaktır" dedi.
Karadeniz, böğürtlenin kanser ve tümörlerin yanı sıra vücudun çeşitli yerlerinde meydana gelen şişliklere, ağrılara, yüksek tansiyona, şekere, göğüs ve solunum yolu hastalıklarına da iyi geldiğine işaret etti.
Böğürtlenin yaralara sürülürse yaranın iyileşmesini hızlandıracağını, kabızlığa iyi geldiğini, insanları tok tuttuğu için diyet listesinde yer alabileceğini belirten Karadeniz, böğürtlenin yaprakları kaynatılıp içilirse diş ve diş etlerine, kökleri kaynatılıp içilirse de böbreklerdeki taşların d üşmesine yardımcı olacağını ifade etti.
Karadeniz, organik asitler, mineraller ve vitaminler yönünden zengin olan böğürtlenin tüketiminin yaygınlaşmasının, üretimin de yaygınlaşmasına yol açacağını kaydetti.
[Link Görmek ve Forumumuzdan Yararlanmak İçin Üye Olmasınız. ]
[Link Görmek ve Forumumuzdan Yararlanmak İçin Üye Olmasınız. ]
Üzümsü meyveler kalbinizi koruyor! DİĞER HABERLER Florida Üniversitesi, araştırma sonuçlarına göre üzümsü meyvelerin, çekirdeklerinde bulunan yağ asitleri sayesinde koroner kalp hastalıklarına ve çeşitli kanser türlerine karşı koruyucu potansiyel etkisi bulunuyor. İçerdikleri biyoaktif bileşenler damar sertliği oluşumunu engelleyerek kalp krizi riskinin azaltıcı etki gösterebiliyor.
Kılcal damar çatlamalarını da önleyici etki gösterebilen üzümsü meyvelerin zengin içerikleri sayesinde kan şekeri ve kolesterolün düşürülmesine yardımcı olduğu öne sürülüyor. Çilek, ahududu, böğürtlen, frenküzümü, bektaşiüzümü, mersin ve kuşburnu gibi meyveler ülser önleyici özelliğe de sahip. Bir başka etkisi de bağırsak metabolizmasını düzenlemesi. Çaylarının ise yazın sık görülen ishal vakalarına, bulantıya iyi geldiği iddia ediliyor.
[Link Görmek ve Forumumuzdan Yararlanmak İçin Üye Olmasınız. ]
[Link Görmek ve Forumumuzdan Yararlanmak İçin Üye Olmasınız. ]
Ahududu yetiştiriciliği için en uygun bölgeler, yazları serin ve hasat zamanı yağmur olmayan yerlerdir. Yazları sıcak, kurak ve rüzgarlı olan yerlerde büyüme geriler, meyveler küçük ve çok çekirdekli olur. Çok sıcak bölgelerde yetiştiricilik yapılmamalıdır. Çünkü hasattan önce çok şiddetli sıcaklar meyvelerin olgunlaşmadan yumuşamasına neden olur. En iyi yetiştiricilik yıllık yağış ortalaması 750-800 mm. olan bölgelerde yapılabilmektedir. Toprak istekleri Toprak bakımından çok seçici değildir. Ancak uygun topraklarda yetiştirildiği takdirde, daha yüksek verim alınır. En uygun topraklar; organik maddece zengin, su tutma kapasitesi yüksek ve iyi direne olabilen topraklardır. Çok hafif, ağır ve kötü direne olan topraklardan kaçınıl malıdır. Hafif asitli topraklar tercih edilmelidir, yani toprak pH sı 6-7 olmalıdır. Toprak derinliği 120-180 cm. olmalıdır. Aksi halde kökler derine inemez ve toprak neminden istifade edemez.
YER VE YÖNEY: Ahududu bahçesi kurulurken kuzey yamaçlan tercih edilmelidir. Güney yamaçları ilkbahar donları yönünden tehlikelidir. Ahududu bitkisi -25° C ye kadar dayanabilmektedir. Toprak Hazırlığı Toprak hazırlığı yapılırken fosforlu, potaslı gübrenin tamamı, azotlu gübrenin üçte biri verilir ve derin sürüm yapılır. Azotlu gübrenin geri kalan kısmı ikiye bölünüp, birincisi ilkbaharda çapa ile, ikincisi ise çiçekten sonra verilir. Toprağı organik maddece zenginleştirmek için dekara 3-4 ton çiftlik gübresi verilmelidir. Dikim Zamanı Ahududuları, sonbahardan ilkbahara kadar olan devrede, toprak dikime uygun olduğu zamanlarda dikilebilir. Kışlan fazla sert olmayan bölgelerde sonbahar dikimi daha iyi sonuç verir. Bu dikim için kasım ayı uygundur. Dikim, ilkbaharda yapılacaksa fazla geç kalınmamalıdır.
Aksi halde dikimden sonra sıcak ve kurak günler başlayacağından sık sık sulama gerekecektir. İlkbahar dikimi için en uygun zaman Şubat 15 den sonra Nisan başına kadardır. Kışı sert geçen bölgelerde ilkbahar dikimi tercih edilmelidir.
Dikim Aralıkları Dikim aralığı genellikle toprak işleme araçları, terbiye sistemi ve dikim şekline göre değişir. Bölgemizde yapılan çalışmalardan görülmektedir ki, ahududu yetiştiriciliğinde en uygun di kim aralığı 180 -250 cm. dir. Sıra aralan atla sürülecekse 180 - 200 cm., traktörle işlem yapıla caksa 200-250 cm., sıra üzerleri ise 60-100 cm. olmalıdır. 3)
Dikim; Dikim yapılırken eldeki fidanların kurumamasına çok dikkat edilmelidir.Hemen dikim yapılma yacaksa hendeklenmeli ve nemli tutulmalıdır. Dikim hemen yapılacaksa fidanlar tarlaya kadar nemli çuvallarda veya plastik torbalara konup ağzı iyice bağlanıp getirilmelidir. İşaretlenen dikim yerlerine çukurlar açılarak fidanlar yerleştirilir, diğer meyve fidanlarında olduğu gibi dikim tamamlanır. Dikim derinliği 15-20 cm. olmalıdır. Toprak İşlemesi Toprak işlemesin de esas gaye, ot mücadelesidir, ilkbaharda başlanır ve hasat zamanına kadar toprak işlemesine devam edilir. Sık aralıklarla yapılmalıdır.
Gübreleme Toprağın su tutma kapasitesinin yükseltilmesi, fiziksel yapısının ıslahı ve bitki besinlerince zenginleştirilmesi için toprağa çiftlik gübresi ile ticari gübreler verilir. Ancak azotlu gübrelere çok dikkat edilmelidir. Çünkü azotun fazlası meyveyi yumuşatarak pazar değerini düşürür. Uygun dozda verilen azot, fosfor ve potasyumlu gübreler meyve rengi, kokusu ve lezzeti üzerinde olumlu etki yapar. Yüksek verim alabilmek için en uygun şekil, ocak usulü veya sıravari gübrelemedir. Her yıl ocak başına 2-3 kg. çiftlik gübresi vermek gereklidir. Gübre verilirken toprak tahlillerinin yapılması şarttır. Sulama Ahududu meyvesinde iyi verim alabilmek için sulama, önemli faktörlerden biridir, özellikle hasat zamanı daha fazla sulama gerekir.
Sulama, karık veya yağmurlama şeklinde yapılır. Ancak hasat döneminde yağmurlamadan kaçınılmalıdır. Ormaniçi bölgelerde yagışlar daha fazla olduğundan ve yazı serin geçtiğinden sulama ihti yacı en aza düşer veya hiç yapılmaz. Terbiye Sistemleri Ahududularında genel olarak 4 terbiye sistemi vardır. Destekli ocak sistemiDesteksiz ocak sistemi Desteksiz çit sistemi Destekli çit sistemi genelde en yaygın şekilde kullanılan sistem, destekli çit sistemidir. Bu siste mde kuvvetli gelişmiş sürgünler 1.5 metre yüksekliğindeki direklere gerilmiş 2 sıra tel arası na yerleştirilerek bağlanırlar.Sürgün boyu 120-150 cm.ye ulaştığı zaman tepelerden kesilirler.
Budama Dikim Budaması; Dikimden hemen sonra çubuklar 20-30 cm. yüksekliğinde kesilirler Dikim budaması İlkbaharda 2-3 veya 4 adet kuvvetli gelişen çubuklar bırakılır, diğerleri dipten çıkarılmalıdırlar. Ayıklama yaparken bırakılan dallar arasında en az 20-25 cm. kadar bir mesafenin olması gerekir. Kış Budaması Ahududular taç kısımları ile 2 yıllık, toprakaltı(kök) kısmı ile çok yıllık bir bitkidir. Bırakılan çubuklar birinci yıl olgunlaşır, ikinci yıl meyve verdikten sonra kururlar. Bu dallar hasattan sonra veya sonbaharda toprak yüzeyine yakın bir yerden kesilip tellerden temizlen melidir. Kök dibinden çıkan yeni sürgünlerden ertesi yıl için her kümede en kuvvetli geliş miş olan 3-4 bağ bırakılıp diğerleri yine temizlenir. Kış budaması için en uygun zaman sonba har veya ilkbahar başıdır.
Yaz Budaması Yazın tepe alma yapıldığı gibi fazla dalların da ayıklanması yapılmalıdır. Çok sıcak aylarda tepe alma sakıncalıdır. Ancak tekleme yapılır. Zayıf ve yere yakın dallar kesilir. Genel olarak iri meyveler kuvvetli dallarda 15 cm. uzunluğundaki meyve dalcıklarında olmaktadırlar. O halde budama yapılırken bu, göz önünde bulundurarak fazladan oluşan koltukların bir kısmını temizleyip meyve dalcıklarını kuvvetlendirmek gerekmektedir. Budama, meyve sayısını biraz azaltsa da, meyvenin irileşmesi ve kaliteyi yükselttiği için pazar değerini artırır. Bu bakımdan budamaya önem verilmelidir. Gençleştirme Budaması Ahududularında gençleştirme işlemi de yapılmalıdır. Yıllar geçtikçe kök kısmı yaşlanmaya yüz tutar, yeni dallar azalır ve böylece verimde ve kalitede düşüklük olur. Bunu ortadan kaldırmak için, 5-6 yılda bir ahududularının toprak altındaki yaşlı kök kısmı kesilir. Kesimden hemen sonra ocaklara bol miktarda çiftlik gübresi ve ticari gübre (Azot, fosfor, potas) verilmelidir. Bu işlemle ahududularının ömrü uzatılmış olur. Aynı tesiste 12-15 yıl yetiştiricilik yapılabilir. Çoğaltılması Ahududuların üretimi en kolay dip sürgünleri ile olmaktadır. Sonbaharda bir kısım köklü dip sürgünleri ana kökten ayrılarak alınır ve dikim yapılır. İlkbahar dikimi de yapılabilir. Ancak taze çıkan dip sürgünler 15-20 cm. boyunda olduğu zaman alınarak dikilmelidir. Aksi takdir de tutma oranı çok düşük olacaktır. Mevsim kurak gidiyor ise sulamak gerekir. Verim Ahududu yetiştiriciliği, tekniğine uygun şekilde yapıldığında l dekardan 1000-2500 Kg. mey ve almak mümkündür. Ancak, Bölgemizde halen bu miktar dekara ortalama 600-800 Kg. arasındadır. Hasat Ahududu meyveleri saplarından kolayca ayrılmaya başladıktan sonra sabah erken saatlerde hasadı yapılır. Haftada 2-3 defa toplanır. Sıcak ve kuru havalarda daha sık hasat edilebilir.
Meyveler küçük plastik kaplara toplanıp büyük kasalara dizilir ve bu şekilde nakliyeye hazır duruma getirilir. Bölgemiz için henüz yeni olan ahududu yetiştiriciliği, çiftçilerimizin yukarıda belirtilen bütün teknik bakım işlerini eksiksiz yerine getirerek bilinçli bir şekilde yetiştiricilik yapabilmeleri için, en yakın tarım kuruluşlarına baş vurarak uzman elemanların tavsiyesine göre hareket etmeleri yararlı olacaktır.[Link Görmek ve Forumumuzdan Yararlanmak İçin Üye Olmasınız. ]
[Link Görmek ve Forumumuzdan Yararlanmak İçin Üye Olmasınız. ]
2 kullanıcı Roa kullanıcısının yazmış olduğu bu mesaja teşekkür etti :
Güneş görenler yandığı için üzerine file gerdim. Güneşle ilgili değil gibi, geçen yıl file yoktu yine kırmızılaşıp öyle kaldı. Acaba köklerde su mu yetersiz kalıyor. Ama sürgünler kuvvetli çıkıyor.