İbreliler.com: Doğa, Ağaç, Bitki, Çiçek, Bahçe, Meyve, Kaktüs, Sebze, Sulama, Budama, Gübreleme... Right Header














Favori Bitkini Seç
Favori Bitkim

Geri git   İbreliler.com: Doğa, Ağaç, Bitki, Çiçek, Bahçe, Meyve, Kaktüs, Sebze, Sulama, Budama, Gübreleme... > Bitkiler > Kır Çiçekleri/Yabani Çiçekler
Connect with Facebook

Şamil Fidancilik Goji Berry Aronia Fidanı
Cevapla
 
LinkBack Seçenekler Stil
Alt 19-03-2010, 17:54   #51 (permalink)
Atom Karınca
Atom Karınca
vsonmez - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 

Arkadaşlar, Muğla Orman Böl Müdürlüğü'nden dolaylı yollardan gelen umut verici açıklamayı eklemek boynumuzun borcu :

Sayın Vildan SÖNMEZ
Datça ilçesinde Okaliptus sahasında yapılan tür değişikliği çalışmalarına göstermiş olduğunuz duyarlılık için teşekür ederiz. Sizlerin bu duyarlulığı bizleri çalışmalarımızda daha titiz olmamıza katkı sağlar. Ziya Beye, sizlerin endişelerinizi bizlere ilettiği için de ayrıca teşekkür ederiz. Okaliptus sahası ile ilgili çalışma raporu aşağıya çıkarılmıştır. Bigilerinize;

Muğla Orman Bölge Müdürlüğümüz Marmaris İşletme Müdürlüğü Datça İşletme Şefliğimiz sorumluluk sahasında kalan 143,173,174 ve 187 nolu bölmelerde toplam 27 ha sahada geçmiş yıllarda okaliptus ağaçlandırması yapılmış idi.

Ancak;
1-Okaliptus Avusturya kökenli bir ağaç türü olup, Ülkemiz doğal florasında yer almamaktadır. Çok su tüketen, taban suyunu düşürmesi ve köklerinin yatay bir biçimde gelişmesi nedeni ile sahaya doğal olarak gelen türlere zarar vermesi, su kıtlığı sebebi ile birçoğunun kurumaya başlaması, buna karşın sahaya doğal olarak gelen türlerin(Kızılçam, harnup v.s.) iyi gelişim göstermesi üzerine, mevzuatımız gereği Bölge Müdür Yardımcısı, Şube Müdürleri ve İşletme Müdürünün katılımı ile konu teknik olarak detaylı şekilde incelenmiştir. Konu ile “Tür Değişikliği Raporu” yapılmıştır.

2-Düzenlenen Rapor Orman Genel Müdürlüğümüze sunulmuş, onaylanmasına müteakip çalışmalara başlanmıştır. Öncelikle sahada doğal yetişme ortamı olmamasından dolayı toplu olarak kurumaya başlamış ve doğal gelen türlere zarar vererek gelişmelerine engel olan okaliptus ağaçları kesilmektedir. Bu işlem sırasında sahada mevcut doğal yolla gelmiş olan asli türlere(kızılçam, harnup) dokunulmayacaktır. Bu türlerin bundan sonraki gelişimi, üzerlerindeki okaliptus ağaçlarından kaynaklanan baskı kalktığından daha hızlı ve sağlıklı olacaktır.

3-Sahada kızılçam ve harnup dışında bu güne kadar okaliptus ağaçlarının etkisinden dolayı boş kalan küçük alanlar ile yok kenarlarına, 2010 yılı Sonbaharında(dikim sezonunda) Phoenix theophrastii (Datça hurması), harnup, karaservi gibi hem doğal hem de yangına dayanıklı olan yapraklı türler tekniğine uygun şekilde dikilecektir. Sahaya yaklaşık olarak 2500 adet değişik türlerde fidan dikilmesi planlanmıştır.

4-Bu çalışmalara başlanmadan önce konu Teşkilatımız teknik elemanlarınca incelenmiş ve değerlendirilmiş, aynı zamanda Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kurulu ile Özel Çevre Koruma Müdürlüğünün de olumlu görüşleri alınmıştır.

5-Bütün bu çalışmalar toprak üzerinde olduğundan toprak işleme yapılmayacaktır, topraktaki soğanlı bitkilere zarar verilmeyecektir. Işık azlığı nedeniyle gelişemeyen ve yok olma tehlikesi ile karşı karşıya olan soğanlı ve diğer bitkiler ışığa kavuştuklarından daha iyi gelişeceklerdir.

Sizlerin daoğaya karşı olan duyarlılığınız için teşekkür eder, iyi günler dileriz.
vsonmez isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
3 kullanıcı vsonmez kullanıcısının yazmış olduğu bu mesaja teşekkür etti :
abdullah (19-03-2010), kumpinarı (19-03-2010), Roa (07-06-2010)
Alt 19-03-2010, 22:12   #52 (permalink)
Doğa File
Atom Karınca
kumpinarı - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 

Bölge müdürü duyarlı biriymiş, sizide, müdürüde tebrik ediyorum.

Artık tayına gerek yok

Bizim bölge müdüründen (çam kese tırtılı) ne ses var, ne cevap.
kumpinarı isimli Üye şuanda  online konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 20-03-2010, 01:39   #53 (permalink)
Doğa File
Atom Karınca
rakun - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 

Sn. Vildan Hanım,

Her ne kadar tüm düzenlemeler yüzeyden yapılıyor, soğanlı bitkiler zarar görmüyor denilsede kesilen en küçük ağacın en az yarım ton geldiği ( o bölgede bir insanın saramayacağı kalınlıkta gövdeler vardı )
bölgeden ağaçların alınmasında traktörlerin , iş makinalarının kullanıldığı düşünülürse aslında hasarın ne kadar olabileceği tahmin edilebilir. Yağışlar dolayısı ile helva kıvamına gelmiş toprakta en az
20 -25 cm derinlikte açılan izler yüzeye yakın soğanları ezecektir.

Hiç olmazsa kullanılan yol üzerindeki soğanları kurtarmak , başka yere taşımak olabilecek en iyi çözüm. Daha önce örneğini Şile yolunda görmüşük, depo alanı açılıyordu . Aman ellemeyelim dedik karayolları dozerle girip yüzeyden bir metreden tesviye edip mıcır deposu yaptı. Şimdi o soğanları almamakla iyi yaptığımızı söyleyenler ne diyecekler merak ediyorum.
rakun isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 20-03-2010, 01:45   #54 (permalink)
Doğa File
Atom Karınca
rakun - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 

Çam kese böceği mücadelesi için ;
(Yüksel Bey aynı zamanda adalarda meraklıları için yılda bir defa eko-tur düzenliyor.)

Adalar Orman Şefliği :
0216 382 62 72
0544 411 18 91 (Yüksel ÖZCAN)
0506 541 72 11 (İbrahim KISA)
rakun isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
2 kullanıcı rakun kullanıcısının yazmış olduğu bu mesaja teşekkür etti :
kumpinarı (20-03-2010), Roa (07-06-2010)
Alt 21-04-2010, 21:45   #55 (permalink)
Doğa File
Atom Karınca
kumpinarı - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 

Türkiye’deki Bazı Endemik Bitki Türleri

Yemeklik Endemik Bitkiler


İnsanlığın beslenmesinde kilit rol oynayan tarla bitkilerinin % 30′u Anadolu’dan köken almıştır (Örneğin: kiraz, badem, kayısı, buğday, nohut, mercimek, incir, lale, kardelen ve çiğdem).Ülkemiz endemik bitkilerinden bazıları kültür bitkilerini içermekte, kültür bitkileri olmayan bazı yabani bitkiler de kültür bitkileriyle birlikte yemek malzemesi olarak kullanılabilmektedir. Türk mutfağının zenginleşmesi ve rakipsiz olması açısından bu bitkiler önem arz etmektedir.

Orkide :
Ülkemizde endemik orkide çeşitleri vardır. Bunlardan sahlep yapılabilmekte, K. Maraş ilinde ise dondurmalara katılmaktadır. Maraş Dondurmasının meşhur olmasının kaynağında orkidelerden elde edilen sahlep önemli rol oynamaktadır. Nitekim bu ilimizde endemik olarak Cephalanthera kotschyana, Dactylorhiza Osmanica (Osmaniye orkidesi) orkideleri yetişmektedir.

Badem:

Ülkemizde endemik badem ağaçları bulunmakta olup, bunlar Elazığ, Hakkari, Mersin, Maraş ve Van’da yetişmektedirler.

Tere:
Salatalarda kullanılan terenin ülkemizde birkaç endemik çeşidi olup, bu türler ülkemizin Adana, Bitlis, Hakkari, Kastamonu, Konya, Maraş, Niğde ve Van illerinin endemik bitkilerindendir.

Kuşkonmaz:
Önemli bir besin maddesi olan kuşkonmaz sebzesinin ise 3 ilimizde endemik olarak bulunduğu bilinmektedir. Antalya’da Asparagus Lycicus (Likya kuşkonmazı), Konya ve Mersin’de Asparagus Coodei, Yine Konya’da Konya’nın antik dönemdeki ismiyle adlandırılan Asparagus Lycaonicus (Likonya veya Konya Kuşkonmazı)

Pancar:
Ülkemize endemik olan iki adet pancar bitkisi vardır ve isimleri bulundukları bölgelerle ilgilidir. Adanada Beta Adanensis (Adana pancarı) ve Çanakkalede Beta Trojana (Troya Pancarı).

Kiraz:
Ülkemiz kiraz çeşitleri açısından da endemik bitkilere sahiptir. Örneğin Amasya, Erzurum, Kayseri, Niğde ve Tokat illerinde Cerasus İncana, Erzincanda Cerasus Erzincanica (Erzincan kirazı), Sivas’ta Cerasus hippophaeoides türleri ülkemizin endemik kirazlarını oluşturmaktadırlar.

Nohut:
Antalya’da Cicer İsauricum, Mardinde Cicer reticulatum ülkemizin endemik nohutlarıdır.

Keten:
Dokumacılık ve yemek sektöründe yararlanılan keten bitkisinin endemik çeşitleri açısından ülkemiz oldukça zengindir. Birçok ilimizde bu bitkinin birkaç tane endemik olanı görülmektedir. Örneğin Adanada Linum Pseudanatolicum, Amasyada (4 adet endemik) Linum ..anatolicum (Anadolu keteni), Ankarada (3 tane), Antalya’da (3 tane) Linum Pamphlyicum (Pamfilya keteni), Denizli (3 adet ) örnekleri verilebilir.

Kekik:

Endemikkekik türleri açısından da ülkemiz çok zengindir. Örnek olarak; Adanada Origanum amanum (Amanos kekiği), Afyonda Origanum Sipyleum (Spil kekiği), Tuncelide Origanum munzurensis (Munzur kekiği) sayılabilir.

Madımak:
Kırsal kesim insanlarımızda önemli bir yiyecek maddesi olan, hatta türkülerde bile adı geçen madımak bitkisinin ülkemizde zengin endemik türleri olduğu görülmektedir. Örneğin Afyonda Polygonum Afyonicum (Afyon madımağı), Antalyada P. salebrosum, Kayseride Polygonum cappadocicum (Kapadokya madımağı), Muğlada P. Karacae, Samsunda Polygonum Samsunicum, (Samsun madımağı), Sivasda Polygonum Sivasicum (Sivas Madımağı) verilebilecek örneklerdir.

Armut:

Ülkemizin endemik armut çeşitleri açısından da zengin olduğu görülmektedir. Örneğin; Antalyada Pyrus boisseriana… crenulata, Bingölde Pyrus yaltirikii, Bitlis, Diyarbakır, Samsun ve Elazığda Pyrus Syriaca, Hakkaride Pyrus Hakkairica ve P. Solicifolia (Hakkari 3 adet armut çeşidi ile en zengin ilimiz), Uşak’ta Pyrus Anatolica örnekleri verilebilir.

Çavdar:
Ülkemizde bir tane endemik çavdar bitkisi vardır (Secale cereale …ancestrale). Bu bitkimiz Ağrı, Bingöl, Gümüşhane, Kars, Kayseri, Mardin, Muş; Nevşehir, Tunceli ve Van illerinde doğal olarak yetişmektedir.

Çemen:
Çemenin zengin endemik türleri Anadoluda bulunmaktadır. Örneğin Ankara, Bilecik, Muğla ve Urfada trigonella Cretica, Antalyada Trigonella Lycica (Likya çemeni), Mersin’de Trigonella cilicica (Kilikya çemeni), Muğla ve Bursada T. Sirjaevii örnek gösterilebilir.

Üvez:
Türkiyenin tek endemik üvez çeşidi Rize ilinde bulunmaktadır: Sorbus caucasica var. yaltirikii. Ancak bu üvez türünün korunması gerekmekte olup yok olma tehlikesi altındadır.

Adaçayı:
Ülkemiz endemik adaçayı türleri açısından çok zengindir. Bir çok ilimizde birden fazla endemik adaçayı türleri bulunmaktadır. Örnek vermek gerekirse; Adanada Salvia cilicica (Kilikya adaçayı), Afyonda Salvia Pisidica (Pisidya adaçayı), Aydın ve İzmirde Salvia Smyrnaea (İzmir adaçayı), Malatyada Salvia… euphratica (Fırat adaçayı), Yozgatta Salvia Yosgadensis (Yozgat adaçayı) ilginç isimli adaçaylarıdır.

Safran:
Literatürdeki ismi Crocus(Çiğdem) olan safran bitkisi Safranbolu’da yetişmektedir. Safran, yöresel bir yemek olan Zerde Tatlısı ve pilavlarda kullanılmaktadır. Safranbolu ve çevresi de endemik Çiğdem çeşitleri açısından zengindir (Crocus Ancyrensis, Crocus Biflorus, Crocus Danfordae, Crocus Abantensis, Crocus Pastolazzae).

Turp:
icotia carnosula adlı turpgiller ailesine mensup endemik bir bitki Antalya ve Muğla’da yetişmekte, yöre insanı bu bitkiyi taze veya pişirerek yemektedir.
kumpinarı isimli Üye şuanda  online konumundadır   Alıntı ile Cevapla
2 kullanıcı kumpinarı kullanıcısının yazmış olduğu bu mesaja teşekkür etti :
asena -athena (09-07-2010), Roa (07-06-2010)
Alt 06-06-2010, 17:09   #56 (permalink)
Doğa File
Atom Karınca
kumpinarı - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 

Alıntı:
vsonmez´isimli üyeden alıntı
Mesajı göster

Sevgi çiçeği tohumu bana da gelmişti. Hatta ektiğim saksıda yeşeren yabancı ot beni çok sevindirmişti. Ama olmadı.
Endemik bitkileri evde ve bahçedeyetiştirmek konusuna gelince, destekliyorum. Şehirleşme sürecinde o kadar çok yeşil alan ve tür talan ediliyor ki. Benim yaşadığım yerde kır orkideleri vardı çocukluğumda. Şimdi yerlerinde apartmanlar yükseliyor..
Enez'de su kenarlarında göl soğanları fışkırırdı. Sivrisinek yapıyor diye dereyi toprak doldurdular çiçekler yok oldu.
Alıntı:
rakun´isimli üyeden alıntı
Mesajı göster

Yanar döner çiçeğini Mogan gölü çevresinden başka yerlerde yetiştirmeye çalışarak başlayabiliriz. Çeşitli yerlerde yapılacak denemelerde iklim ve habitat farklarından doğan değişimleri gözlemleyip bilgileri paylaşabiliriz.
Daha önce tohum edindiğim 2 arkadaşımdan biri, yine temin edeceğini söyledi.

İyi haber alacağız gibi gözüküyor, birkaç haftaya belli olur. Duyuru, gönderirim.

[Link Görmek ve Forumumuzdan Yararlanmak İçin Üye Olmasınız. ]
kumpinarı isimli Üye şuanda  online konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 06-07-2010, 17:13   #57 (permalink)
Doğa File
Atom Karınca
kumpinarı - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 

Bu gün sevgi çiçeği yetiştirilen eğitim kurumunun İncek'teki bahçesine gittik, çiçekler bir ay önce açmış. Tohumları bahçivana hatırlattım, sorun olmaz dedi.

[Link Görmek ve Forumumuzdan Yararlanmak İçin Üye Olmasınız. ]
kumpinarı isimli Üye şuanda  online konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 08-07-2010, 23:47   #58 (permalink)
Doğa File
Atom Karınca
kumpinarı - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 

Türkiye'nin bitki örtüsünün endemiklik açısından incelemesi :

[Link Görmek ve Forumumuzdan Yararlanmak İçin Üye Olmasınız. ]

[Link Görmek ve Forumumuzdan Yararlanmak İçin Üye Olmasınız. ]
kumpinarı isimli Üye şuanda  online konumundadır   Alıntı ile Cevapla
2 kullanıcı kumpinarı kullanıcısının yazmış olduğu bu mesaja teşekkür etti :
asena -athena (09-07-2010), Roa (08-07-2010)
Alt 01-10-2010, 00:37   #59 (permalink)
Doğa File
Atom Karınca
kumpinarı - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 

Kültür ve Turizm Bakanlığı Döner Sermaye İşletmeleri Merkez Müdürlüğünce (DÖSİM) yürütülen proje kapsamında, "Türkiye'nin Endemik Bitkileri" isimli bir kitap hazırlandı.
Endemik bitkilerin korunması ve bu konudaki farkındalığın artırılması, bitkilerin yerel kültürle bağlarının ortaya konmasını amaçlayan kitap, Ekim ayında raflardaki yerini alacak.

DÖSİM Müdürü Tolga Tuyluoğlu, BM tarafından Uluslararası Biyolojik Çeşitlilik Yılı olarak ilan edilen 2010'da, yöreye özgü bitki varlığının tanıtılması, bitkilerin yöresel ve bilimsel adlarının bilinmesi amacıyla "Türkiye'nin Endemik Bitkileri Projesi"ni yürüttüklerini söyledi.
Proje kapsamında "Türkiye'nin Endemik Bitkileri" adlı kitabı, Ekim ayında beğeniye sunacaklarını anlatan Tuyluoğlu, Kültür ve Turizm Bakanlığı Başmüfettişi Hasan Torlak, Gazi Üniversitesi Biyoloji Bölüm Başkanı Prof. Dr. Zeki Aytaç ve Gazi Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mecit Vural imzasını taşıyan kitapta 200'ü aşkın endemik bitki fotoğrafı kullanıldığını bildirdi.

"Bilindiği gibi biyolojik çeşitlilik oksijen karbon döngüsünün ve besin zincirinin sürekliliği, su ve toprağın korunması, atıkların ayrışması ve dönüşümü, zararlıların dengeli biyolojik denetimi gibi yaşamsal konularda rol büyük oynar" diyen Tuyluoğlu, biyolojik çeşitliliğin korunmasında endemik türlere sahip alanların çok büyük önem taşıdığını kaydetti.

Bu alanların zarar görmesinin söz konusu ender türlerin geri dönülemez bir bi çimde yok olması anlamına geldiğini belirten Tuyluoğlu, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Tüm Avrupa'da 12 bin 500 yetişen bitki türüne karşılık, yalnızca Anadolu'da 10 bini aşkın bitki türü yetişmektedir. Bunların da 3 bin 700'e yakı nı endemiktir, yani belli bir bölgeye özgüdür. Buna karşın ne yurdumuzda, ne de dünyada bu zenginliğimiz yeterince bilinmektedir.


'Türkiye'nin Endemik Bitkileri' kitabı endemik bitkileri tanıtıp sevdirme amacının yanı sıra, kültürel sürekliliğin bitkilerin sürekliliğ inden de beslendiği savıyla bitki-kültür ilişkisi ve uygarlığın ilk kez filizlendiği bu topraklarda bitkilerin kültürdeki yeri üzerine kafa yorma iddiasını da taşımaktadır."

Tuyluoğlu, proje kapsamında ayrıca internet ortamında bir endemik bitkiler veritabanı oluşturacaklarını ve web sitesi hazırlayacaklarını ifade etti.

Projenin devamında yöreye özgü bitkileri konu alan ürünler tasarlan ıp ürettirilerek, bunların müze/örenyeri dükkanlarında satışa sunulmasının da hedeflendiğini bildiren Tuyluoğlu, projenin bir yandan endemik bitki zenginliğinden turizmin geliştirilmesinde yararlanılmasına katkı sağlarken, öte yandan da bu zenginliğin korunup tanınmasına ve bitkilerin insanlar tarafından sevilmesine ön ayak olacağını sözlerine ekledi.

[Link Görmek ve Forumumuzdan Yararlanmak İçin Üye Olmasınız. ]
kumpinarı isimli Üye şuanda  online konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 01-10-2010, 00:41   #60 (permalink)
Doğa File
Atom Karınca
kumpinarı - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 

Erzurum endemik bitki zengini

Deniz seviyesinden bin 850 metre yükseklikte bulunan Erzurum, 89 familya, 492 cinse ait toplam bin 542 takson ile flora bakımından en zengin iller arasında yer alıyor.

Türkiye’de bulunan endemik bitkilerin yüzde 10’unun bulunduğu kentte Palandöken Dağı’ndaki bitki türleri bir çok ülkeden daha fazla olduğu belirtiliyor.

ok sayıda endemik bitkinin bulunduğu Doğu Anadolu'da en önemli merkezler Erzincan, Erzurum ve Van Gölü'nün güneyindeki yüksek dağlardır. Bu sınıfların çoğu Aceraceae, Fabaceae, Scrophulariaceae, Lamiaceae, Asteraceae gibi familyalara aittir. Özellikle Astragalus, Verbascum, Centaurea, Salvia gibi cinslere ait endemik türlerin sayısının fazla olduğu Erzurum’da Türkiye’deki endemik bitkilerin yüzde 10’unu bulunuyor.

Deniz seviyesinden bin 850 metre yükseklikte bulunan Erzurum, 89 familya, 492 cinse ait toplam 1542 takson ile flora bakımından zengin iller arasında yer alırken ayrıca 34 familya ve 107 cinse ait 255 endemik takson da yetişmektedir. Şehrin 25 kilometre güney - güney batısından başlayan, kuzey - kuzeydoğu doğrultusunda 25 kilometrek uzanarak, 15 kilometre doğusuna kadar devam eden ve şehri bir yay gibi saran Palandöken dağlarında 11 familya ve 16 cinse ait 20 endemik taksonun yetiştiği Flora of Turkey’de belirtilmiştir. İsviçre’de bir tane endemik tür yetiştiği dikkate alındığında Palandöken Dağları’nın endemik bitkiler bakımından zengin bir bölge olduğu görülmektedir.

Yaklaşık 75 kilometrekarelik bir alanı kaplayan sıradağlardan oluşan Palandöken Dağları, Ağrı dağı gibi koni şeklinde yükselen tek bir dağdan oluşmadığından dolayı ilde hakim olan doğal bitki örtüsüne de sahiptir. Flora of Turkey’de B8 karesinde yer alan Palandöken Dağları’nda yaklaşık 160 takson yetiştiği belirtilmiştir. Elbetteki bu sayı Palandöken dağlarında yetişmekte olan bitki türünün gerçek sayısını vermemektedir. Ayrıntılı bir şekilde bölgenin florasının belirlenmesiyle bu sayı daha bariz bir şekilde tespit edilecektir. Yabani olarak yetişen bu bitkiler, içerdikleri eterik yağ, acılık veren tanen benzeri maddeler, alkoloidler ve glikozitlerden dolayı çok değişik amaçlarla kullanılmaktadır.

[Link Görmek ve Forumumuzdan Yararlanmak İçin Üye Olmasınız. ]

[Link Görmek ve Forumumuzdan Yararlanmak İçin Üye Olmasınız. ]
kumpinarı isimli Üye şuanda  online konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Bookmarks

Etiketler
altındakiler, bitkiler, doğa, endemik, endemik bitkiler, tehlike

Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
BB kodu is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML KodlarıKapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık
Yeni konu gönderemezsiniz
Gönderilere cevap gönderemezsiniz
Eklentiekleyemezsiniz
Gönderilerinizi düzenleyemezsiniz


Bütün Zaman Ayarları WEZ +2 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 13:18 .