|
KARADENİZ BÖLGESİNDEKİ ASİTLİ TOPRAKLAR İÇİN MÜKEMMEL BİR MEYVE, LİKAPA (Yaban Mersini)
Yaban Mersini olarak bilinen likapalar (Vaccinum sp.) dünya çapında asıl ürünlerden biri haline gelmiştir. Gerek taze tüketim gerekse işlenmiş meyve sanayisi açısından sahip olduğu güçlü pazar, bir yandan üreticilerin yüksek gelir elde etmesini sağlarken diğer yandan üretim alanlarının da hızla artmasını sağlamaktadır. Kuzey bölgelerde uyumu mükemmel düzeyde olan yeni likapa çeşitleri sayesinde üretim dünya çapında artmıştır. Birçok bölgede doğal ortamlardan toplanarak satışa sunulan yabani likapaların miktarı da gün geçtikçe artmaktadır.
Likapa, Kuzey Amerika’da yaygın olarak yetişen ve ticari öneme sahip bir meyvedir.
Likapalarda ıslah altına alınmış üç tür bulunmaktadır. Bunlar, alçak boylu likapa (lowbush
blueberry), tavşangözü likapası (rabbiteye blueberry) ve yüksek boylu likapalardır (highbush blueberry). Yüksek boylu çalı formunda olan likapalarda ise soğuk iklimlerde yani kuzey bölgelerde ve sıcak iklimlerde yani güney bölgelerde yetişebilen farklı çeşitler bulunmaktadır.
Kuzey orijinli yüksek boylu çalı formundaki likapa çeşitleri çoğunlukla Vaccinium
corymbosum L. türüne dayalı olarak yapılan karmaşık melezleme çalışmaları sonucunda elde edilmişlerdir. Soğuklama ihtiyacı düşük olan likapa çeşitlerinin elde edilmesinde ise
Vaccinium darrowii türünden yararlanılmıştır. Kuzey ve güney orijinli yüksek boylu çalı
formundaki likapaların bitkileri 2 m kadar boylanırlar. Tavşangözü likapaları (Vaccinium
ashei Reade) ise iklime bağlı olarak 3.6 m kadar boylanabilir. Kuzey orijinli olan yüksek
boylu çalı formundaki likapalar diğer türlere göre daha fazla soğuklama isterler (0-7°C
arasında 800 saat) ve soğuklama ihtiyacı daha az olan güney orijinli yüksek boylu çalı
formundaki likapalar ile tavşangözü likapalarına göre (genelde 0-7°C arasında 300 saatten az) kış soğuklarına daha fazla dayanıklıdırlar. Güney orijinli yüksek boylu çalı formundaki likapa çeşitleri erken çiçek açar ve bu yüzden serin iklime sahip alanlarda geç kış soğuklarına karşı hassasiyet gösterirler. Dolaysıyla, güney orijinli yüksek çalı formundaki likapa çeşitlerinin bu özelliği hangi bölgelerde yetişebileceklerini belirlemektedir.
Dünya üzerindeki birçok bölgede yabani olarak yetişmekte olan likapa türleri aile
ihtiyaçlarına veya ticari amaca yönelik olarak hasat edilmektedir. Yabani likapa üretiminin
toplam miktarının bilinmesi imkansızdır. Örneğin Çin’de Vaccinium uliginosum, Avrupa’nın
değişik bölgelerinde Vaccinium myrtillus ve Amerika’nın farklı yerlerinde ise çok farklı
yabani likapa türleri hasat edilerek değişik şekillerde tüketilmektedir.
Bu makalede alçak 2 boylu çalı formundaki likapaların dışında kalan yabani likapaların durumuna değinilmeyecektir. Ticari anlamda yetiştiriciliği yapılan alçak boylu çalı formundaki likapalar temel olarak Vaccinium angustifolium türüne giren klonlar ile bazı Vaccinium myrtilloides klonlarını içermektedir. Alçak boylu çalı formundaki likapalar ticari anlamda geniş çaplı olarak Kanada ve Amerika’da yetiştirilmektedir. Amerika’daki üretimin büyük bir kısmı ise Kuzey Amerika kesiminden sağlanmaktadır. Bu likapalar büyük oranda yabani likapa adı altında pazara sunulmaktadır. Alçak boylu çalı formundaki likapa üretiminin yapıldığı alanlar hakkındaki bilgiler de sınırlıdır.
Likapalar sofralık olarak taze tüketilebildiği gibi reçel, marmelat, meyve suyu veya
dondurulmuş olarak da tüketilebilmektedir. Gerek taze gerekse dondurularak veya işlenerek
satıldığında yüksek gelir getiren ve piyasada pahalı olan bir meyve türüdür. Meyve
piyasasında en yüksek fiyatla alıcı bulması likapa pazarının halen boş olduğunu ve gün
geçtikçe de büyümekte olduğunu göstermektedir.
Likapa yetiştiriciliği hem aile işletmeleri hem de büyük çiftlikler için son derece
uygun bir tarım dalıdır. Evcil hayvanlar bu meyve türüne çok fazla zarar vermez ve dikim
sonrası bakım şartları da kolay ve daha ucuzdur. Likapa yetiştiriciliğine başlamak isteyen bir üretici birçok faktörü gözden geçirmek zorundadır. Öncelikle üretilecek olan likapa
meyvesinin satışına yönelik piyasa araştırması yapılmalı ve piyasasının olmadığı bir yerde ilk
etapta yüksek gelir beklemek hatalı olur. İkinci önemli nokta ekonomi, üçüncüsü ise likapa
yetiştiriciliği hakkında detaylı bilgi sahibi olunmalıdır.
Doğal olarak Türkiye florasında da bulunmakta olan likapaların yabani formları ayılar,
bazı kuş türleri ile sincaplar tarafından yiyecek olarak tüketmektedir. Likapa son yüzyıl
içersinde ıslah edilmiş ve 20. yüzyılda bir bahçe bitkisi olarak tarımdaki yerini almıştır.
Likapa’da ıslah çalışmaları 1850’de Amerika’da başlamıştır. Ziraat Fakültelerindeki bilim
adamları likapa konusuna önem vererek çalışmalara başlamış ve günümüzde Amerika,
Kanada, Avrupa’daki bazı ülkeler, Yeni Zelanda ve Avustralya gibi ülkelerde yetiştirme
programları ortaya konulmuştur. Karadeniz Bölgesinin Kuzey – Doğu kesimi başta olmak
üzere tüm Karadeniz bölgesin ve Bursa ilinde de yabani formları yetişmekte olan likapanın
kültür çeşitleri 2000’li yılların başında Osman Nuri YILDIZIN tarafından Türkiye’ye
getirilerek ilk kapama likapa bahçesi Rize İli İkizdere İlçesinde Doç. Dr. Hüseyin ÇELİK’in
gözetiminde tesis edilmiştir. İkibinli yıllarda başlayan likapa adaptasyon denemeleri halen
sürdürülmekte ve kuzey orijinli yüksek çalı formundaki likapa çeşitlerinden Rize ilinde
mükemmel sonuçlar alınmıştır.
Likapa gerek bitki gerekse meyve olarak piyasada aranan birçok özelliğe sahiptir.
Özellikle çekirdeklerinin küçük olması, dikim ve bakımının kolaylığı ile uzun ömürlü bir bitki
olması bunlar arasında sayılabilir. Bu özellikleri ile mekanik olarak kolayca hasat edilebilir ve
kısa sürede tüketiciye ulaştırılabilir. Likapa meyvesi taze olarak tüketilebildiği gibi reçel,
pekmez, şurup, meyve suyu veya pasta yapımında da kullanılabilmektedir. Kalori miktarı ve
sodyum içeriği düşük olan likapa kolesterol içermez ve mükemmel bir lif kaynağıdır. Likapa
kan şekerini düşüren pektin maddesi içerir. Bu ve benzeri özelliklerinden dolayı likapalar
dünya üzerinde iklimin uygun olduğu her yerde yetiştirilmektedir.
Likapalar iyi işlenmiş asitli, kumlu ve %3’ten fazla organik madde içeren topraklarda
iyi gelişir. Asitliği düşük olan topraklarda yetişen likapalarda demir eksikliği başta olmak
üzere besin maddesi noksanlığı ortaya çıkar. Likapa yetiştirilen topraklarda pH seviyesi
yüksek ise düşürülmesi gerekmektedir. Bitkinin toksik etki altında kalmaması için pH
seviyesi 5.2’yi geçmemelidir.
|